Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve UNICEF iş birliğiyle, özel gereksinimli bireylerin mesleki hayata kazandırılması amacıyla hayata geçirilen "Özel Eğitimde Mesleki Eğitimin Güçlendirilmesi Projesi"nin tanıtımı gerçekleştirildi. Bakan Yusuf Tekin’in katılımıyla düzenlenen etkinlikte, projenin toplumsal adaleti güçlendirecek ve iş gücü piyasasına nitelikli bireyler kazandıracak vizyonu ele alındı.
"ÖZEL ÖĞRENCİLERİN ÜRETİMDEN UZAK KALMASI KABUL EDİLEMEZ"
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, özel eğitime ihtiyaç duyan gençlerin üretim süreçlerine dahil edilmesinin hem bir insan kaynağı yönetimi hem de toplumsal bir görev olduğunu vurguladı. Okul içindeki atölyelerin sadece derslik değil, "hayata geçişin bir provası" olduğunu ifade eden Tekin, "Maarif anlayışımızda her evladımızın toplum için bir değer yaratabileceğine inanıyoruz. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin merkezinde yer alan bütüncül yaklaşımımız, çocuklarımızın içindeki cevherleri parlatmayı hedefliyor" dedi.
MESLEKİ EĞİTİMDE KÖKLÜ GÜNCELLEME: 20 ALANDA YENİ STANDARTLAR
Projenin tamamen saha ve işveren talepleri doğrultusunda şekillendiğini belirten Bakan Tekin, eğitim altyapısındaki değişimi detaylandırdı. Özellikle 6 Şubat depremlerinden etkilenen illerin önceliklendirildiğini söyleyen Tekin, "İş Eğitimi ve Meslek Ahlakı" dersi kapsamındaki 18 meslek alanının güncellendiğini ve 2 yeni alanın eklenmesiyle toplam 20 alanda atölye standartlarının yenilendiğini duyurdu.
7 PİLOT İLDE MÜKEMMELİYET MERKEZLERİ (MÖZEM) HİZMETTE
Projenin en dikkat çeken adımı, mesleki eğitime standart kazandırmak amacıyla kurulan Mesleki Özel Eğitim Mükemmeliyet Merkezleri (MÖZEM) oldu. Okul ile sektör arasındaki bağı güçlendirecek merkezler ilk aşamada; Gaziantep, Malatya, Bursa, Konya, Çorum, Kütahya ve Antalya olmak üzere 7 pilot ilde faaliyete geçti. Bu merkezlerin, özel gereksinimli gençlerin iş hayatına geçişini profesyonel bir düzene oturtması hedefleniyor.
UNICEF’TEN TÜRKİYE’YE ÖVGÜ: "KÜRESEL ÖLÇEKTE ÖNCÜ LİDERLİK"
UNICEF Türkiye Temsilcisi Paolo Marchi, Türkiye'nin özel eğitim standartları konusunda attığı adımların dünyada örnek teşkil ettiğini belirtti. Projenin devasa bir kapsama sahip olduğunu ifade eden Marchi, "Bu programla 26 binden fazla özel gereksinimli öğrenciye eğitim kapısı açarken, 5 binden fazla öğretmenimizin de kurumsal kapasitesini güçlendiriyoruz" diyerek Türkiye'nin sergilediği liderliğe dikkat çekti.





