Türkiye'de büyük ilgi gören Kanye West konserine katılan isimlerden biri olan Farah Zeynep Abdullah, etkinlik sonrası sosyal medyada yoğun eleştirilerle karşılaştı. Özellikle geçmişte Yılmaz Güney hakkında yaptığı açıklamaların yeniden gündeme getirilmesi üzerine ünlü oyuncu sessizliğini bozdu.
KANYE WEST TARTIŞMASIYLA BAŞLADI
Kanye West'in İstanbul konserinden paylaşım yapan Farah Zeynep Abdullah'a bazı sosyal medya kullanıcıları tepki gösterdi. Gelen eleştiriler kısa sürede büyürken, oyuncu önce Instagram hesabından, ardından da X hesabından kapsamlı bir açıklama yayımladı.
YILMAZ GÜNEY SÖZLERİNİ HATIRLATTI
Farah Zeynep Abdullah, daha önce Yılmaz Güney'in kişiliğinin yüceltilmesine karşı çıktığını hatırlattı. Ünlü oyuncu, sanat eserleri ile sanatçının kişiliğinin birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerektiğini savunarak, kimsenin kutsallaştırılmasını doğru bulmadığını ifade etti.
OZAN GÜVEN TARTIŞMASINA DA DEĞİNDİ
Oyuncu, son günlerde gündeme gelen Ozan Güven tartışmalarına da değinerek, cezasını almış bir kişinin kamusal alanda bulunmasının sorumluluğunun adalet sistemiyle ilgili olduğunu savundu. İnsanların mekânlardan çıkarılmaya çalışılmasının çözüm olmadığını belirten Abdullah, bu yaklaşımın doğru sonuç vermediğini düşündüğünü söyledi.

KANYE WEST HAKKINDA NE DEDİ?
Abdullah, Kanye West'i kişisel olarak savunmadığını ancak müzik ve moda dünyasında önemli izler bırakan bir isim olarak gördüğünü ifade etti. Ünlü oyuncu, bir sanatçının konserine gitmenin linç sebebi haline getirilmesini ise tehlikeli bulduğunu dile getirdi.

KILIÇDAROĞLU DETAYI DİKKAT ÇEKTİ
Farah Zeynep Abdullah'ın uzun paylaşımındaki en dikkat çekici bölümlerden biri de Kemal Kılıçdaroğlu hakkında kullandığı ifadeler oldu. Oyuncunun paylaşımının son bölümünde yer verdiği sözler sosyal medyada kısa sürede gündem yarattı.
Farah Zeynep Abdullah yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:
'Bu konuda son kez yazıyorum ve şöyle özetliyorum beni daha önceden de aslında takip edenlerin bildiği, röportajlarımda vesaire de söylediğim şeyleri:
1.
ne Yılmaz Güney'miş.
2.
Kimsenin kutsanmasını doğru bulmuyorum.
Yılmaz G.'ye 'adam mükemmel biri' diyenlere, kanaat lideri gibi bakan zihniyete saygı duymuyorum.
Sinemasını sevip sevmemeniz beni hiç ilgilendirmiyor. Ben, kişisel olarak yüceltilmesine karşıyım. Kürt olması da zerre umrumda değil solculuğu da. Niyet okumalarınız ise kendi pis düşüncelerinizin yansımasıdır.
3.
Yılmaz G. şu an yaşıyor olsaydı, sinema yapıyor olsaydı 'Gitsin köşede çürüsün' de demezdim. 'Filmlerini izlemeyin' de demezdim ama 'Şahıs olarak yüceltmeyin' derdim yine, yine aynı şeyleri söylerdim anlayacağınız. Tıpkı İbrahim Tatlıses'in insan olarak saygı duyulacak hiçbir yanı olduğunu düşünmeyip, çok iyi bir ses olarak kabul görmesine hiçbir şey diyemeyeceğim gibi.
4.
Kanye W. bipolar, saçmalıklar yaptı, herkesten özürler de diledi. Ona giriş yasağı koyan ülkeler de çıldırmış geliyor bana, örnek gösterilmeleriniyse doğru bulmuyorum; Filistin konusundaki ikiyüzlülükleri ortadayken. Tamamen başka politikalar gözetiliyor gibi çünkü, o kadar büyük olayları kendim de dahil hiçbirimizin tam olarak bilip anlayabileceğini düşünmüyorum.
5.
Kanye W.’i yüceltmiyorum, 'On numara adam abi ölürüm' falan demiyorum, anıtlaştırmıyorum, sevdiğim şarkıları var, sırf vokal değil prodüktör olarak, marka olarak, yaratıcılığıyla ve sanat vizyonuyla tarih yazmış - kanaat lideri falan değil ha, müziğe, modaya yön vermiş ciddi iz bırakmış biri.
6.
ben Kanye W.’i kişisel olarak savunmam, istiyorsanız ana bacı sövebilirsiniz ama müzisyenin konserine gitti diye insan linçleme, liste yapalım gibi saçmalıkları işin b*kunun çıkması olarak görüyorum. Biri ifşa edelim demiş; gizli olmayan bir şey nasıl ifşa edilir? Birilerini etiketleyip kategorize etme isteği günden güne büyüyor, bunu tehlikeli de buluyorum.
7.
Boykot biraz da büyümeye, çoğalmaya, kitleselleşmeye çağırmaz mı?
Konserden önce boykot çağrısı da yoktu ha. Onu da anlamadım, sanki herkes anlaşmış da gidenler boykotu bozmuş gibi davranıldı ya da gidemeyenler gönül mü koydu, gerçekten hiçbir fikrim yok.
8.
Ozan G. olayı da çok konuşuldu. Ceza almış birinin dışarıda gezmesinin sebebini, cezayı verene sormak gerekmiyor mu? Dahası bunu bir talebe dönüştürmek, insanları anlama ve insanlara anlatma fırsatını es geçmemek? Kamusal bir alanda oturduğumuzda herkesin sicilini suratlarında görüyor muyuz? Hayır. Bir katille de karşılıklı masalarda bir kafede oturuyor olamaz mıyız? Evet. İsteyip istememekten bahsetmiyorum, olasılıklardan bahsediyorum. Sırf yapabiliyorsun diye birinin üstüne giderek mekandan çıkartmaya çalışmanın politik karşılığını göremiyorum. Çünkü devlet suçluya dışarrda gezme hakkını vermiş, senin problemin suçluyla olamaz, adalet sistemiyle olabilir, bu da anlaşılır ve desteklenmesi gereken de bir şey. Bunun çözümü o insanın sana hiçbir şey yapamayacağını bile bile üstüne gitmek, bir şey yaparsa da zaten suçlu, onun hayatının daha da bitecek olmasından güç alıp elindeki gücü hor kullanmak olmamalı. Bunun işe yaramadığını çok net bir şekilde gözlemliyorum.
9.
Bazılarının feminizmi çekmeye çalıştığı yerde değilim, sürekli feministmetre açmayın, inanın hiçbirimize yardımcı olmuyor. Eşek gibi kendi ayakları üstünde duran tüm kadınlara default olarak feminizm yüklenmiş oluyor zaten, hele ki senelerce bu kadar görünür bir meslekte, bu kadar kadınların harcanmaya çalıştığı bi dünyada, kadının gık dediği yerde erkek bağırsa bile hep kadının konuşulduğu, tüm skandalların hep kadınlara yıkılmaya çalışıldığı bi yerde, feminizm bir opsiyon değil. Övünülecek bir şey de değil, zorunluluk.
10.
Bu arada Kılıçdaroğlu, senden de tiksiniyorum.'





