Katıldığı bir televizyon programında piyasalara dair dikkat çeken değerlendirmelerde bulunan İslam Memiş, jeopolitik gelişmelerin fiyatlara beklenenden daha sınırlı yansıdığını, bunun ise daha büyük bir sürecin habercisi olduğunu dile getirdi.
ABD’nin Venezuela hamlesinin piyasalar için sürpriz olmadığını belirten Memiş, zamanlamanın belirsiz olsa da sonucun zaten fiyatlandığını söyledi. Bu nedenle altın ve gümüşte beklenen ani sıçramaların yaşanmadığını ifade etti.
Memiş’e göre asıl kırılma değerli metaller cephesinde yaşanıyor.
Altında ve petrolde ABD’nin, gümüşte ise Çin’in belirleyici konuma geldiğini vurgulayan Memiş, özellikle gümüşteki sert dalgalanmaların tesadüf olmadığını dile getirdi.
Son bir ayda gümüş fiyatlarında görülen hareketlerin, altını baskılamaya yönelik daha büyük bir stratejinin parçası olduğunu savundu.
“YÜKSELİŞ UYARI İŞARETİ”
Altın ve gümüşteki yükselişin yatırımcıda yanlış bir güven duygusu yarattığını söyleyen Memiş, şu noktaya dikkat çekti:
Değerli metallerin bu şekilde agresif yükselmesi, arkasından gelecek ciddi ekonomik ve jeopolitik risklerin habercisi olabilir. Bu durum, bir kazançtan çok yaklaşan bir tufanın işareti.
“GÜMÜŞ SADECE YATIRIM DEĞİL”
Gümüşün artık sadece bir yatırım aracı olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Memiş, bu metalin sanayi için hayati bir girdiye dönüştüğünü söyledi.
Gümüş fiyatlarının 75–100 dolar bandına yönelmesinin, üretim maliyetlerinden ihracata kadar pek çok alanda zincirleme sorunlar yaratabileceğini ifade etti.
Altındaki sert yükselişlerin merkez bankalarının rezerv dengelerini de zorladığını belirten Memiş, fiyatların yükselmesinin her zaman “güvenli liman” anlamına gelmediğini, bazen sistemsel bir stresin göstergesi olabileceğini söyledi.
Kendisinin yıllardır altını güvenli liman olarak tanımlayan bir isim olduğunu hatırlatan Memiş, buna rağmen 2026 için açık bir uyarı yaptı.
İlk yarının yükseliş fırsatı olarak görülmesi gerektiğini, asıl stratejinin gerçek varlıklara yönelmek olduğunu söyledi.
Memiş’e göre 2026’nın ilk yarısında jeopolitik riskler fiyatları yukarı taşıyabilir. Ancak ikinci yarıda, Fed’in olası faiz hamleleri ve merkez bankalarının tutumuyla birlikte önce bir durulma, ardından düşüş eğilimi görülebilir.
Yatırımcılara net bir mesaj veren Memiş, 2026’da ev ve araba gibi gerçek varlıkların öne çıkacağını belirtti.
Planlamanın zirvede değil, öncesinde yapılması gerektiğini vurguladı.
Memiş, 2026’yı savaşların, belirsizliğin ve algı yönetiminin öne çıktığı bir yıl olarak tanımladı.
“Manipülasyon yılı” ifadesini kullanan Memiş, yatırımcıların tek bir araca bağlanmak yerine riskleri dağıtması gerektiğini söyledi.
Son olarak Kapalıçarşı’daki tabloya da değinen Memiş, fiziki gümüşe ulaşmanın zorlaştığını, yoğun talep nedeniyle randevu sistemine geçildiğini belirtti ve şu cümleyle noktayı koydu:
“Gümüş artık sadece bir yatırım aracı değil. Çin’in elinde stratejik bir güce dönüşmüş durumda.”