Futbol dünyası sadece sahada oynanan taktik savaşlarla değil, perde arkasındaki "bilgi sızdırma" krizleriyle de çalkalanıyor. Kulüplerin adeta birer kale gibi korumak istediği soyunma odaları, içeriden basına sızan haberlerle sarsılırken, bu durumun en somut örnekleri Türkiye'de Galatasaray, Fransa'da ise Marsilya kulüplerinde yaşanıyor.
GALATASARAY'DA DA ÇÖZÜLEMİYOR
Galatasaray’da "köstebek" tartışmaları yeni bir mevzu değil. Temelleri Fatih Terim dönemine kadar uzanan bu kriz, sarı-kırmızılı kulübün iç dinamiklerini uzun süre meşgul etti. Takım içindeki taktiklerin, ilk 11'lerin ve özel tartışmaların basına sızması üzerine kulüp içinde ciddi bir inceleme başlatıldı.
METEHAN BALTACI BİLE SUÇLANDI
Süreç öyle bir noktaya geldi ki, kulübün önemli figürlerinden Ayhan Akman, idari kadrodan Fatih Demireli ve hatta genç futbolcu Metehan Baltacı bile hedef tahtasına oturtuldu, sızıntının kaynağı olmakla suçlandı.
Günün sonunda kesin bir çözüm bulunamadı ve net bir isim deşifre edilemedi. Ancak futboldaki o meşhur kural yeniden işledi: Şampiyonluk gelince, köstebek iddiaları da rafa kaldırıldı ve unutuldu.
SON 2 YILDIR ÜST SEVİYEYE YÜKSELDİ
Galatasaray'da kamufle edilen bu kriz, Fransa’nın köklü kulübü Marsilya'da "paranoya dalgasına" dönüştü. Son iki yıldır kulüpte eşi benzeri görülmemiş bir güvensizlik ortamı hakim. Personel, oyuncuları şüpheli bulurken; oyuncular da yönetimi medyayı manipüle etmekle suçluyor. Gruplaşmalar, fısıltılı tartışmalar ve herkesin konuşmadan önce arkasını kolladığı sürekli bir öz sansür kulübü içeriden kemiriyor.
BAŞKAN BİLE KÖSTEBEK OLMAKLA SUÇLANDI
Marsilya'daki cadı avı, kulübün en alt kademesinden en üst düzey yöneticisine kadar kimseyi esirgemedi. Eski başkan Pablo Longoria bile suçlamaların hedefi oldu. Kulüp efsanesi ve 20 yıldır kulübün içinde yer alan Pancho Abardonado ile orta saha oyuncusu Valentin Rongier bile suçlandı. Hatta Güvenlik bir dönem De Zerbi'nin Menajeri de casusluk iddialarının hedefi haline geldi. Ancak hiç birinden sonuç alınamadı.





