Uluslararası alanda işgal altındaki topraklarda ve gözaltı merkezlerinde Filistinlilere yönelik sistematik tecavüz ve işkence iddialarıyla sık sık dünya kamuoyunun tepkisini çeken İsrail ordusu, bu kez kendi içinde yaşanan büyük bir çürümeyi itiraf etti. Ordunun resmi makamları tarafından parlamentoya sunulan son rapor, askeri kışlalarda ve birliklerde yaşanan cinsel saldırı vakalarının koronavirüs ve savaş dönemlerinin de ötesine geçerek ürkütücü bir rekor kırdığını gözler önüne serdi.
ORDU İÇİNDEKİ KAN DONDURAN ARTIŞ HAARETZ GAZETESİNDE DEŞİFRE OLDU
İsrail'in önde gelen yayın organlarından Haaretz gazetesinin ele geçirdiği rapora göre; İsrail ordusunun, Meclis Dışişleri ve Güvenlik Komitesine sunduğu resmi verilerde, ordu içindeki cinsel saldırı vakalarına ilişkin bildirimlerde önceki yıllara kıyasla devasa bir artış yaşandığı açıkça ifade edildi. Resmi kayıtlara geçen verilere göre, 2025 yılı boyunca ordu içinde tam 2 bin 420 cinsel saldırı bildirimi alındı. Bu kan donduran hacim, İsrail'in Ekim 2023'te Gazze başta olmak üzere bölgedeki çeşitli ülkelere yönelik başlattığı geniş çaplı saldırılar öncesinde, yani 2022 yılında 1744 olarak kayıtlara geçmişti. Savaşla birlikte tırmanan şiddet sarmalının ordu içine de sirayet ettiği tescillendi.
KARA RAPORDAKİ İTİRAF: "ASKERİ DİSİPLİN TAMAMEN ZAYIFLADI"
Meclis komitesine sunulan askeri raporda, kışlalardaki tecavüz ve cinsel saldırı bildirimlerindeki bu önlenemez tırmanışın arkasındaki yatsınamaz nedenler de itiraf edildi. Raporda yer alan askeri analizlerde, ordu içi çürümenin nedenleri şu sözlerle değerlendirildi:
"Söz konusu cinsel saldırı bildirimlerindeki radikal artış, diğer faktörlerin yanı sıra, savaş döneminde askerlerin yeterli psikolojik ve sabıka taramasından geçirilmeden çok geniş çaplı yedek kuvvetlerin acilen seferber edilmesiyle doğrudan ilişkilidir. Ayrıca cephe hatlarında ve üslerde askeri disiplinin tamamen zayıflamış olması, bu suçların kışla içinde zemin bulmasına yol açmaktadır."
İsrail ordusu, Gazze şeridindeki işgal ve katliam saldırıları süresince hem esir aldığı Filistinlilere hem de kendi bünyesindeki kadın ve erkek askerlere yönelik cinsel şiddet, taciz ve tecavüz haberleriyle küresel medyanın gündeminden düşmüyor.
SİSTEMATİK ŞİDDET MODELİ: FİLİSTİNLİ ESİRLERE YÖNELİK AĞIR İŞKENCELER
Birçok saygın uluslararası insan hakları kuruluşu, Birleşmiş Milletler raporları ve bağımsız sivil toplum örgütleri, İsrail askerlerinin özellikle gözaltına alınan Filistinli esir ve mahkumlara yönelik tecavüz, cinsel aşağılama ve ağır hak ihlallerine giriştiğini belgeleyen çok sayıda kapsamlı rapor yayımlamıştı. Amerika merkezli New York Times (NYT) gazetesi de yürüttüğü derinlemesine araştırmalar sonucunda, İsrail'de görevli askerler, silahlı radikal yerleşimciler ve bazı resmi yetkililer tarafından Filistinli erkek, kadın ve hatta çocuklara yönelik sistematik, organize bir cinsel şiddet modelinin geliştirildiğini ve bunun bir savaş silahı olarak kullanıldığını tüm dünyaya duyurmuştu.
NETANYAHU YÖNETİMİ SIKIŞTI: NEW YORK TIMES GAZETESİNE DAVA TEHDİDİ
Uluslararası mahkemelerde soykırım ve savaş suçları yargılamalarıyla karşı karşıya olan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve hükümeti ise medyadaki bu ifşaları yargı yoluyla bastırmaya çalışıyor. New York Times gazetesinin 11 Mayıs tarihli araştırma haberinde, Filistinli esirlere yönelik uygulanan cinsel şiddetin münferit olmadığını, adeta bir "standart prosedür" haline geldiğini somut delillerle ortaya koyması üzerine Netanyahu küplere bindi. Başbakanlık ofisinden yapılan açıklamada, ordunun itibarını zedelediği ve küresel çapta infiale yol açtığı gerekçesiyle New York Times gazetesine karşı uluslararası düzeyde tazminat davası açacakları bildirildi. Ancak parlamentoya sunulan bu son 2 bin 420 vakalık iç rapor, ordudaki yapısal ve ahlaki çöküşün dava tehditleriyle gizlenemeyecek boyutta olduğunu bir kez daha kanıtladı.





