Ekranların ilgiyle takip edilen dizisi Taşacak Bu Deniz'in başrol oyuncuları Ali Öner ile Zeynep Atılgan hakkında bir süredir gündemde olan aşk iddiaları doğrulandı. Sezon finali kutlamasında birlikte görüntülenen ikilinin samimi tavırları sosyal medyada geniş yankı uyandırmıştı.
SEZON FİNALİ GECESİNDE DİKKAT ÇEKMİŞLERDİ
Dizinin sezon finali yemeğinde aynı masada eğlenen ve gece boyunca birlikte dans eden Ali Öner ile Zeynep Atılgan'ın görüntüleri, ikili arasında bir ilişki olduğu yönündeki söylentileri güçlendirmişti.
Yaşanan gelişmelerin ardından gözler, Ali Öner'in kısa süre önce yollarını ayırdığı eski nişanlısı Livanur Aydın'a çevrilmişti.
ESKİ NİŞANLIDAN ŞAŞIRTAN AÇIKLAMA
Livanur Aydın, konuyla ilgili yaptığı açıklamada adının sürekli gündeme getirilmesinden rahatsızlık duyduğunu belirterek, ortaya çıkan iddiaların kendisi açısından yeni olmadığını ifade etmişti.
Aydın açıklamasında, bugün herkesin şüphe olarak gördüğü durumların kendisi için uzun süredir bilinen gerçekler olduğunu dile getirmişti.
ALİ ÖNER SESSİZLİĞİNİ BOZDU!
Günlerdir konu hakkında açıklama yapmayan Ali Öner, sonunda Zeynep Atılgan ile birliktelik yaşadığını kabul etti. Ünlü oyuncu, ilişkilerinin eski nişanlısı Livanur Aydın ile ayrılığının ardından başladığını belirterek iddialara son noktayı koydu.
Böylece uzun süredir konuşulan aşk söylentileri tarafların açıklamalarıyla resmiyet kazanmış oldu.
AŞKINI KABUL ETTİ!
Ali Öner, sosyal medya hesabından şu açıklamayı yaptı:
"Son birkaç gündür yazılanları okuyorum. İnsanın kendi hayatını kalabalığın içinde anlatması kolay değil. Hele konu, hayatınızda iz bırakmış ve değer verdiğiniz insanlar olunca daha da zor. Hayatıma girmiş kimsenin hatırını yok sayamam. Yaşanmışın bir hakkı, verilmiş emeğin bir değeri var. Bir şey bitince, geriye kalan her şey değersizleşmez. Hayatımda uzun süre yer etmiş bir beraberlik, Zeynep'le aramızda bir yakınlık başlamadan önce sona ermişti. Bunu kimseyi kırmak için değil, eksik kalan bir şeyi tamamlamak için söylüyorum.
Zeynep'le aramızdaki duygu da sanıldığı gibi eskiye dayanan, saklanan bir şey değil. Aynı sette, aynı yorgunluğun ve aynı emeğin içinde birbirimizi zamanla tanıdık. Önce güven oldu. Sonra insanın adını hemen koyamadığı ama kalbinde yer açan bir yakınlık.
Bizimki gürültüyle değil; zamanla, sessizce ve kendiliğinden oldu. Yaşadığımız şeyi kendi mahremiyetimizin içinde tutmaya çalıştık. Bugün kimsenin daha fazla üzülmesini istemem. Ne geçmişimde yeri olan insanın, ne bugün yanımda olan insanın, ne de sevenlerimizin. Hatır bilen, emeği unutmayan, elinden geldiğince doğru kalmaya çalışan biri olmaya çalıştım. Gerisini zamanın daha doğru anlatacağına inanıyorum. Tüm sevenlerimize sevgi ve saygıyla."





