Yasa dışı bahis, kara para aklama, nitelikli dolandırıcılık ve rüşvet soruşturması kapsamında gözaltına alınan Rasim Ozan Kütahyalı’yla ilgili tartışmalar büyüyor. Halk TV yazarı Ayşenur Arslan’ın kaleme aldığı yazı ise siyaset ve medya kulislerinde yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.
Arslan, Rasim Ozan Kütahyalı’nın yıllar önce Türkiye’deki ilk “Ayn Rand” takipçilerinden biri olduğunu öne sürerken, Sinan Çetin’in onu CNN Türk’e taşıyan isim olduğunu yazdı.
“ONU CNN TÜRK’E KAZANDIRMIŞTI”
Ayşenur Arslan yazısında, Sinan Çetin’in Ayn Rand felsefesinden etkilendiğini ve Rasim Ozan Kütahyalı’nı medya dünyasına taşıyan isimlerden biri olduğunu anlattı.
Arslan’ın dikkat çeken ifadeleri arasında şu satırlar yer aldı: “Sinan kısa sürede ondaki ışığı keşfetmiş olmalı. Onu ‘size çok parlak bir genç gönderiyorum’ diye CNN Türk’e kazandırmıştı.”
Yazıda, Kütahyalı’nın daha sonra Taraf, Sabah ve Takvim’de öne çıkan isimlerden biri haline geldiği, özellikle Ergenekon sürecinde en dikkat çeken kalemlerden biri olduğu vurgulandı.
MASAK DETAYI DİKKAT ÇEKTİ
Soruşturmayla ilgili en dikkat çeken başlıklardan biri ise MASAK incelemesi oldu. İddialara göre Rasim Ozan Kütahyalı’nın banka hesabına 2022-2024 yılları arasında toplam 16 milyon 141 bin 893 TL para girişi tespit edildi.
Ayşenur Arslan yazısında, Kütahyalı’nın “derin devletin korkusuz gazetecisi” imajıyla öne çıktığını ancak bu soruşturmadan nasıl çıkacağının merak konusu olduğunu belirtti.
“SARAY İÇİN KULLANIŞLI APARATTI”
Yazının en çarpıcı bölümlerinden biri ise siyasi kulislere dair değerlendirmeler oldu.
Arslan, Rasim Ozan Kütahyalı’nın “Saray için çok kullanışlı bir aparat” olduğunu öne sürerken, operasyonun zamanlamasına dikkat çekti.
CHP kurultay davası, tahliye beklentileri ve son dönemdeki siyasi gelişmelerle birlikte bu operasyonun farklı mesajlar taşıyabileceğini savunan Arslan, Ankara kulislerinde erken seçim ihtimalinin de konuşulduğunu yazdı.
AYRINTILI YAZI GÜNDEM OLDU
Ayşenur Arslan’ın “ROK ve Ayn Rand örgütü!” başlıklı yazısı kısa sürede sosyal medyada gündem olurken, yazıda yer alan Ayn Rand vurgusu, Sinan Çetin detayı ve medya-siyaset ilişkilerine yönelik değerlendirmeler dikkat çekti.





