TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Ay ay, gün gün, sene sene Türkiye'nin yurt dışındaki itibarı, sözünün kıymeti ve Türkiye'nin yerinin gücü herkes tarafından görülüyor, tespit ediliyor ve ona göre hareket ediliyor. Şimdi bize düşen, her alanda Türkiye'nin sözünü en güçlü noktaya çıkarabilmek, 'Türkiye Yüzyılı' olarak hedeflediğimiz Cumhuriyetimizin ikinci asrını gerçekten sözü güçlü, gücü tesirli bir Türkiye'nin yüzyılına çevirmektir." dedi.

TBMM BAŞKANI KURTULMUŞ, VEFA LİSESİ'NDE KONUŞTU

Kurtulmuş, Vefa Lisesi bahçesinde 20. Geleneksel İlim Yaymalılar Buluşması ve Vefa Yurdu Temel Atma Töreni'nde yaptığı konuşmada, İlim Yayma Cemiyeti ve İlim Yayma Vakfının Türkiye'nin sivil toplum hareketleri bakımından büyük bir başarı öyküsü olduğunu söyledi.

Kendisinin de merhum babası dolayısıyla çocukluğundan itibaren hemen her gelişmesini yakınen takip ettiği İlim Yayma Hareketi'nin bugün geldiği fevkalade muhteşem nokta dolayısıyla ilk dönemlerde ve zor şartlarda emeği geçenler başta olmak üzere bu camianın geçmişini saygıyla anan Kurtulmuş, hayatını kaybedenler için Allah'tan rahmet dileyip bu hizmetleri sürdürenleri tebrik etti.

Cemiyet ile vakfın kuruluşundan bugüne gelen çalışmalarına işaret eden Kurtulmuş, kimsenin bir gelecek tayin etmediği bir camianın bugün geldiği yerin fevkalade önemli ve başarılı olduğunu kaydetti.

Kurtulmuş, İlim Yayma Yurdu'nun, Anadolu insanının çocuklarının kalabileceği nadir mekanlardan birisi olduğunu, burada kalan binlerce öğrencinin şimdi Türkiye'de hemen her alanda söz sahibi olduğunu, bundan iftihar duyduklarını dile getirdi.

Kendisinin mütevelli heyeti üyesi olduğu dönemde "İlim Yayma Vakfına bir üniversite kurmak yakışır." fikri gündeme geldiğinde bir grup arkadaşıyla birlikte "İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi" olarak sonradan isimlendirilecek üniversitenin kuruluş ve fizibilite çalışmalarını gerçekleştirdiklerini belirten Kurtulmuş, üniversitenin bugün Türk eğitim sistemi içerisinde kendisine yaraşır ve fevkalade müstesna bir yere kavuştuğunu söyledi.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, bu büyük başarıda herkesin büyük katkısının olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:

"Gelinen yer asla küçümsenecek bir yer değildir, 'Tamam, çok şey başardık.' diyerek bir kenarda durup beklenilecek bir yer hiç değildir. Bundan sonra hedeflerimizi daha yukarılara çıkararak aynen Türkiye'nin hedeflerinin yükselmesi gibi İlim Yayma camiasının hedeflerini de yükseltmek mecburiyetindeyiz. Türkiye'nin sözü artık sadece Türkiye'nin içerisinde değil, dünyanın her yerinde en güçlü şekilde söylenilmelidir, söylenilmektedir. Gittiğimiz bütün uluslararası temaslarda şunu görüyoruz: Ay ay, gün gün, sene sene Türkiye'nin yurt dışındaki itibarı, sözünün kıymeti ve Türkiye'nin yerinin gücü herkes tarafından görülüyor, tespit ediliyor ve ona göre hareket ediliyor. Şimdi bize düşen, her alanda Türkiye'nin sözünü en güçlü noktaya çıkarabilmek, 'Türkiye Yüzyılı' olarak hedeflediğimiz Cumhuriyetimizin ikinci asrını gerçekten sözü güçlü, gücü tesirli bir Türkiye'nin yüzyılına çevirmektir. Düşüneceğimiz, duraksayacağımız vaktimiz yoktur. Sadece durmayı ve düşünmeyi, gelecek planlarımızı revize etmek ve daha güçlü hale getirmek için gerçekleştirmek durumundayız. Allah hepimizin yardımcısı olsun. Türkiye'nin her alandaki bu büyük gücünü ileriye taşımak inşallah İlim Yayma camiasından yetişen siz değerli dostlarımızın büyük katkılarıyla mümkün olsun."

İlim Yayma Cemiyeti ile vakfını buraya kadar getiren esas unsurun ne paralarının ne adamlarının çokluğu ne de iktidarın arkasında bulunması olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, "Bugün gelinen noktada hiç şüphesiz bizim en büyük gücümüz vakıf insanlarıdır. Kendisini hayra, kendisini memlekete, kendisini ilim ve irfana adamış olan, varidat bakımından da çok fazla varlıklı olmayan, az sayıda insanın varlığıyla yola çıkan bu hareket vakıf insanlar üzerinden bugüne kadar gelmiştir. Bugün de aramızda nice vakıf insanlar vardır, bundan sonra da nice vakıf insanlar olmaya devam edecektir. Çünkü bizim kültürümüzün, medeniyetimizin mayası; fikrini, ilmini, mesaisini, varidatını vakfetmektir." diye konuştu.

Bu vakıf insanlar geleneğinin en önemli ve son şahikalarından birisinin de Ömer Aydın olduğunun altını çizen Kurtulmuş, yakın bir zamanda rahmet-i Rahman'a yolcu ettikleri Aydın'ın modern çağların vakıf insanlarına örnek birisi olduğuna işaret etti.

Kaynak: AA