Feriye'de gerçekleştirilen film gösteriminin ardından yapımcı Nadim Cheikhrouha, izleyicilerle bir araya geldi. Söyleşide filmin ortaya çıkış süreci, etik yaklaşımı ve Gazze'de yaşananları sinema yoluyla anlatma sorumluluğu ele alındı.
"SİNEMA YAPARAK ANLATMAYA KARAR VERDİK"
Yaklaşık 13 yıldır yönetmen Kaouther Ben Hania ile çalıştıklarını belirten Cheikhrouha, bugüne kadar beş film yaptıklarını ve bu yapımların büyük bölümünün Tunus hikayelerine odaklandığını söyledi.
Gazze'deki gelişmeleri Avrupa'dan takip ettikleri dönemde büyük bir çaresizlik yaşadıklarını ifade eden Cheikhrouha, üzerinde çalıştıkları başka bir projeyi bırakarak Hind Rajab'ın hikayesini anlatmaya karar verdiklerini aktardı.
Cheikhrouha, "Siyaset yapmıyorum, sinema yapıyorum. Bizim de yapabileceğimiz şey buydu." ifadelerini kullandı.
HİND RAJAB'IN GERÇEK SESİ FİLMİN MERKEZİNDE YER ALDI
Filmin anlatımında Hind Rajab'ın gerçek ses kayıtlarını kullanmaya karar verdiklerini belirten Cheikhrouha, bu tercihin filmin etik yaklaşımının temelini oluşturduğunu söyledi.
Bazı kişilerin bir çocuk oyuncunun kullanılmasını önerdiğini aktaran Cheikhrouha, Hind'in gerçek sesinin yerine başka bir ses koymayı hiç düşünmediklerini ifade etti.
Cheikhrouha, "Geriye kalan en güçlü şey onun sesiydi." diyerek, filmin Hind Rajab'a bir saygı duruşu niteliğinde olduğunu belirtti.
FİLM İÇİN AİLEDEN VE KIZILAY'DAN İZİN ALINDI
Yapım sürecinde ilk olarak Hind Rajab'ın annesinden izin aldıklarını anlatan Cheikhrouha, daha sonra Filistin Kızılayı ile iletişime geçerek olaylara ilişkin ses kayıtlarına ulaştıklarını söyledi.
Ses kayıtlarına birçok uluslararası medya kuruluşunun da ilgi gösterdiğini belirten Cheikhrouha, kendilerinin gazetecilik değil sinema yapmak istediklerini anlattıklarını ifade etti.
Filmin etik sınırlarının başlangıçtan itibaren dikkatle değerlendirildiğini söyleyen Cheikhrouha, tüm bilgilerin gerçek olaylarla uyumlu olmasına özen gösterdiklerini kaydetti.
"İNSANLAR GERÇEKTEN NE YAŞANDIĞINI GÖRSÜN İSTEDİK"
Filmi mümkün olduğunca hızlı tamamlamak istediklerini belirten Cheikhrouha, bunun nedeninin Gazze'de yaşananlar devam ederken hikayenin kamuoyuna ulaşmasını sağlamak olduğunu söyledi.
Bazı yatırımcıların filmi daha sonra çekmeyi önerdiğini aktaran Cheikhrouha, insanların haberlerde yalnızca rakamları gördüğünü ve yaşananları daha gerçekçi biçimde anlatmak istediklerini dile getirdi.
Filmin geleneksel ortak yapım modeli yerine özel finansmanla gerçekleştirildiğini ifade eden Cheikhrouha, çekimlere bütçenin tamamı sağlanmadan başladıklarını söyledi.
"SETTE HERKES AĞLIYORDU"
Çekimlerin Tunus'ta Filistinli oyuncular ve figüranlarla yapıldığını belirten Cheikhrouha, en zor unsurun filmin taşıdığı duygusal yük olduğunu ifade etti.
Oyuncuların Hind Rajab'ın gerçek sesini ilk kez çekim sırasında duyduğunu anlatan Cheikhrouha, bu nedenle tepkilerin doğal olduğunu söyledi.
Cheikhrouha, sette herkesin duygusal anlar yaşadığını ve filmin önemli bir sorumluluk taşıdığı hissiyle hareket ettiklerini aktardı.
"HİND RAJAB'IN SESİ" ULUSLARARASI BAŞARILAR ELDE ETTİ
ABD, Fransa ve Tunus ortak yapımı "Hind Rajab'ın Sesi", 29 Ocak 2024'te Gazze'nin Tel el-Heva Mahallesi'nde mahsur kalan 6 yaşındaki Hind Rajab'ın gerçek telefon kayıtlarını merkeze alıyor.
Film, birçok uluslararası festivalde ödüle layık görülürken Venedik Film Festivali'nde Jüri Büyük Ödülü "Gümüş Aslan"ı kazandı. Yapım ayrıca Altın Küre'de "En İyi Film" ve Oscar'da "En İyi Uluslararası Film" dallarında aday gösterildi.





