Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Kongo Demokratik Cumhuriyeti (KDC) ve Uganda sınır hatlarında hızla yayılan ve Bundibugyo virüsüne bağlı olarak gelişen yeni Ebola salgınına ilişkin korkutan bir tablo ortaya koydu. Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisinin haftalık olağan basın toplantısına çevrim içi olarak bağlanan DSÖ yetkilisi Ancia, salgının merkez üssündeki son gelişmeleri aktararak küresel topluluğu acil önlem almaya çağırdı.

RUHSATLI AŞI VEYA TEDAVİSİ OLMAYAN EBOLA TÜRÜ İÇİN SALGIN İLAN EDİLDİ

KDC hükümetinin, Ituri eyaletinde laboratuvar ortamında 8 vakanın resmi olarak doğrulanmasının ardından 15 Mayıs itibarıyla resmen salgın ilan ettiğini hatırlatan Ancia, 12 Mayıs'tan bu yana bölgede bizzat incelemelerde bulunduklarını kaydetti. Tehlikenin boyutunu gözler önüne seren Ancia, şu ifadeleri kullandı:

"Saha gözlemlerimiz ve elimizdeki veriler ışığında durumun son derece endişe verici olduğunu net bir şekilde söyleyebiliriz. KDC ve Uganda'yı vuran bu spesifik Ebola türü (Bundibugyo) için şu an tıp dünyasında onaylanmış, ruhsatlı bir aşı veya doğrudan tedavi protokolü bulunmuyor. Bu süreçte sadece semptomları hafifletmeye yönelik destekleyici klinik bakımlar hayat kurtarıcı bir rol oynuyor."

ŞÜPHELİ VAKA SAYISI 500'Ü, ŞÜPHELİ ÖLÜMLER İSE 130'U AŞTI

Virüsün yayılım hızı ve gerçek enfeksiyon sayıları konusunda sahada çok büyük bir belirsizlik yaşandığına dikkat çeken Ancia, yerel sağlık otoritelerinden gelen rakamların ürkütücü olduğunu söyledi. 19 Mayıs verileri itibarıyla Sağlık Bakanlığı tarafından kendilerine ulaştırılan raporlarda, 130'u "şüpheli ölüm" olmak üzere toplamda 500'den fazla "şüpheli vaka" bildirildiğini açıkladı. Bölgedeki takip, test ve klinik bakım eksikliklerini gidermek için DSÖ ekiplerinin sınır ötesi hazırlıkları ölçeklendirdiğini ekledi.

KDC HÜKÜMETİNDEN RESMİ AÇIKLAMA: CAN KAYIPLARI ARTIYOR

Salgının bilançosuna dair bir diğer resmi açıklama ise KDC Hükümet Sözcüsü Patrick Muyaya'dan geldi. Muyaya, Ebola salgınında şu ana kadar netleşen vaka sayısının hızlı bir tırmanışla 435'e, virüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısının ise 118'e yükseldiğini duyurdu. DSÖ ise mevcut salgının "uluslararası öneme sahip bir halk sağlığı acil durumu" teşkil ettiğini doğrulamakla birlikte, henüz küresel bir pandemi acil durumu kriterlerini tam olarak karşılamadığını belirtti.

DSÖ TEKNİK DANIŞMA GRUBU ADAY AŞILAR İÇİN ACİL TOPLANIYOR

Virüsün kontrol altına alınabilmesi için bilimsel çalışmaların hızlandırıldığını belirten Ancia, tıp dünyasının elindeki mevcut imkanları değerlendirdiklerini kaydetti:

"Şu anda hangi deneysel aday aşıların veya geliştirilme aşamasındaki tedavilerin mevcut olduğunu ve bunlardan herhangi birinin acil durum prosedürüyle bu salgında kullanılıp kullanılamayacağını titizlikle inceliyoruz. DSÖ Teknik Danışma Grubu, hangi potansiyel aşılara öncelik verilmesi gerektiği konusunda daha fazla tavsiye sunmak ve yol haritasını çizmek üzere bugün acil gündemle toplanacak."

EBOLA VİRÜSÜNÜN TARİHİ: AFRİKA'DA BİNLERCE KİŞİNİN KATİLİ OLDU

İnsan vücudunda ciddi iç ve dış kanamalı ateşe yol açarak bağışıklık sistemini çökerten Ebola virüsü, dünya sahnesine ilk kez 1976 yılında çıkmıştı. Sudan'ın Nzara ve KDC'nin Yambuku kentlerinde eş zamanlı patlak veren salgınlarda, KDC'deki nehir yatağına yakın bir köyde başlaması nedeniyle hastalığa "Ebola Nehri"nin ismi verilmişti. Virüsün tarihteki en büyük ve yıkıcı yıkımı ise Aralık 2013'te Batı Afrika'da yaşanmıştı. Gine, Liberya ve Sierra Leone'yi esir alan 2014-2017 dönemi büyük salgınında tam 30 bin kişiye virüs bulaşmış ve bu hastaların 11 binden fazlası feci şekilde hayatını kaybetmişti. Camia, yeni Bundibugyo dalgasının benzer bir trajediye yol açmasından endişe ediyor.

Kaynak: AA