ŞOK - Komisyonun çalışmaları, son dönemde siyasette yeniden gündeme gelen çözüm ve açılım tartışmaları eşliğinde sürüyor. MHP lideri Devlet Bahçeli’nin, “Öcalan DEM Parti kürsüsünde konuşsun” çıkışı ve ardından Öcalan’ın PKK’ya yönelik “kendini feshetsin” çağrısı, bu sürecin seyrini değiştirmişti. TBMM çatısı altında kurulan komisyon, bu tartışmaların kurumsal bir zeminde ele alınmasını sağladı.
7’nci kez toplanan komisyonda bu kez eski Meclis başkanlarının görüşleri alındı. Oturuma katılan Binali Yıldırım, hem anayasal vatandaşlık kavramına hem de yerel yönetimlerin güçlendirilmesine yönelik önemli değerlendirmeler yaptı.
Konuşmasında Türkiye Cumhuriyeti’nin kırmızı çizgilerine özellikle vurgu yapan Yıldırım, barışın sağlanmasının bu değerlerden taviz verilerek mümkün olmayacağını dile getirdi. Yıldırım, “Kırmızı çizgileri net şekilde ortaya koyduk. Vatandaşlık tanımının kapsayıcı bir şekilde gözden geçirilmesi, güncellenmesi gerekmektedir. Etnik kimlik esasında değil, anayasal vatandaşlık vazgeçilmez bir hakikattir. Ama bu hakikat anayasamızın ilk dört maddesiyle çelişmemelidir” ifadelerini kullandı.
Yıldırım ayrıca tartışmalara konu olan adem-i merkeziyet yaklaşımına da değindi. Bu yapının yalnızca idari bir düzenleme olduğunun altını çizen Yıldırım, federal ya da siyasi bir boyutunun olmadığını belirtti.
“Adem-î merkeziyetçi olarak da tanımlanan bu yapı sadece idari bir yapılanmadır, siyasi ve federal düşüncelere tamamen kapalıdır. Kaynakları ve yetkileri artırılmış belediyeler milletin ihtiyaçlarını daha hızlı ve kolay karşılar. Ayrışmayı değil bütünleşmeyi artırır. Bu adımlar ayrıştırıcı değil bilakis tarihin bize yüklediği sorumluluğa uygun bütünleştirici adımlardır” diyerek sürece bakışını ortaya koydu.