ŞOK - Birleşmiş Milletler desteğiyle yayımlanan “Dünyadaki Kuraklık Noktaları” raporunda, Türkiye’nin 2030 yılına kadar ciddi bir kuraklık kriziyle karşı karşıya kalabileceği vurgulandı. Raporda Türkiye, Akdeniz Havzası’nın en kırılgan ülkelerinden biri olarak öne çıkıyor.
Türkiye, 2019 yılında Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından su sıkıntısı çeken ülkeler arasında sınıflandırılmıştı. BM raporuna göre ise 2030 itibarıyla “su fakiri ülke” konumuna düşme riski taşıyor.
Bu tablo, nüfusun ve tarım alanlarının yüzde 80’inin kuraklıktan doğrudan etkilenebileceği anlamına geliyor.
ÇÖLLEŞME RİSKİ YÜZDE 88
Raporda Türkiye için yapılan çarpıcı tespitlerden biri de çölleşme tehlikesi. Ülkenin topraklarının yüzde 88’i çölleşme riski taşıyor. Özellikle İç Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve Ege’nin bazı bölgelerinde bu risk çok daha belirgin hale geliyor.
Yağışların azalması, sıcaklıkların artması ve su kaynaklarının tükenmesi, toprağın verimini ve tarımsal üretimi doğrudan tehdit ediyor.
SUYUN YÜZDE 75’İ TARIMA GİDİYOR
Türkiye’de kullanılan suyun yüzde 75’i tarım sektöründe tüketiliyor. Ancak kuraklık tehdidi altında, bu oranın sürdürülebilirliği sorgulanıyor. BM raporu, alternatif su kaynaklarına yönelme, yeni sulama sistemlerine geçiş ve ciddi yatırımların hayata geçirilmesi gerektiği konusunda uyarıyor.
Raporun dikkat çektiği bir diğer veri ise 2025’in Ocak ayı. Türkiye genelinde son 24 yılın en kurak ocak ayı yaşanırken, Güneydoğu Anadolu yalnızca normal yağışın yüzde 6’sını aldı. Diğer bölgelerde de ortalama yağış miktarı yüzde 30’un altında kaldı.
“YAVAŞ İLERLEYEN BİR FELAKETLE KARŞI KARŞIYAYIZ”
Raporda kuraklık, “sessiz bir katil” olarak tanımlanıyor. Uzmanlara göre bu süreç, yoksulluk, göç, tarımsal çöküş ve ekosistem kaybı gibi zincirleme etkiler yaratabilir. Uzun vadeli çözümler ve erken uyarı sistemleri olmadan, Türkiye’nin iklim krizine karşı direnci daha da zayıflayabilir.