ŞOK - Oyuncu Okan Bayülgen, verdiği bir röportajda kendisine sorulan, 'Yapay zekaya çok olumlu bakanlar da var. Siz kesinlikle katılmıyor musunuz?' sorusuna, 'Bunu bu kadar baş tacı edip hayatımıza soktuğumuzda kesinlikle bizi daha da aptallaştıracak. Yahu, 15 saniyede bir cep telefonuna bakmak zorunda olan bir insan, bir aptal değildir de nedir yani?' yanıtını verdi.

Posta gazetesine konuşan Okan Bayülgen, gösterimi devam eden 'Drakula' isimli oyunu hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu. "Sokaklarda zombilerle yürüyoruz, zombilerle metroya biniyorum, call center’larda karşıma zombiler çıkıyor, kahve almaya girdiğimde kahveci çoğunlukla bir zombi oluyor" ifadelerini kullanan Bayülgen, konuşmasına şöyle devam etti:

"Şunu demek istiyorum; “Ben sanatçıyım, bak ne güzel de oynuyorum, yazıyorum. Koşun gelin, beni alkışlayın...” Dert bu olmamalı ama sanatçılar da aralarında ayrılıyorlar bu konuda. Gelmiş 80 yaşına, hâlâ kariyeri, beğenilmesi, ona iyi oyuncu denmesi... Bu bir tür arsızlık bence. Şahsi olarak ben bu ülkede yaşamayı seven, bütün mutluluğu insanlarla bir araya gelmekte, beraber oynamakta ve gülmekte bulan biriyim."

'Siz de dışarıdan kibirli görünüyorsunuz ama hiç öyle değilsiniz…' yorumuna Bayülgen'in cevabı şöyle oldu: "Dışarıdan öyle algılanmamın nedeni ne biliyor musun? Çünkü kimseye yaltaklanmıyorum."

Söyleşinin devamı şöyle:

Yalnızlık size ne ifade ediyor? Ne zaman kendinizi çok yalnız hissedersiniz?

"Ben yalnızken kendimi yalnız hissetmiyorum. Başkalarıyla beraber olduğumda yalnız hissedebilirim. Onlarla anlaşamadığım zaman. Yani benim yaşarken bir gürültüye ihtiyacım yok. Beni bomboş bir yere yalnız bırak, ben çok mutlu olurum. Onun için tatile filan gitmiyorum. İnsan dolu çünkü."

Hiç mi dinlenmeye ihtiyaç duymuyorsunuz?

"Ben daha tatile gidip dinlenen insan görmedim. Hopluyorlar, zıplıyorlar, sürekli yiyorlar, sürekli karı ya da koca arıyorlar, sürekli o geceyi geçirmek için partner arıyorlar. Tatil denen şey; herkesin zıvanadan çıktığı bir tür cehennem."

Yapay zekaya çok olumlu bakanlar da var. Siz kesinlikle katılmıyor musunuz?

Yapay zeka yine insanın kendi başına bela ettiği ticari bir buluş. Sanki buna müthiş bir ihtiyacımız varmış gibi bir algı yaratıldı. Bir tek tıp alanında, akademik araştırmalarda, yine bilim insanlarının araştırmalarında çok gelişmiş bilgisayarlar mutlaka gerekli. Ama bunu bu kadar baş tacı edip hayatımıza soktuğumuzda kesinlikle bizi daha da aptallaştıracak. Yahu, 15 saniyede bir cep telefonuna bakmak zorunda olan bir insan, bir aptal değildir de nedir yani?

Sizin telefonla ilişkiniz nasıl?

"İş dışında herhalde sıfır. Şu an nerede bilmiyorum. Çalarsa duyuyorum. Telefonla konuşmayı da sevmiyorum. Bir de sadece tuvaletteyken Instagram’a giriyorum, o kadar."

Yakın zamanda Cübbeli Ahmet’e yayın sırasında, “Allah sizi başımızdan eksik etmesin” demeniz üzerine epey linçlendiniz ama kimseye cevap vermediniz. Ne hissettirdi bu size?

"Ben genelde kimsenin benimle ilgili söylediklerine yanıt vermem zaten. Bu YouTube yayıncılığı yapan gazeteciler bir anda bana hücuma geçtiler. Ben YouTuber’larla ilgili bir şey söyledim diye. Bir kere ben orada gazetecileri kastetmedim. Fakat bunlar yine sadece YouTuber oldukları için, maalesef ve maalesef sadece tıklanmak istedikleri ve kırıcı, saygısızca bir tartışma üretmek işlerine geldiği için bana saldırdılar."

Sizce buradaki motivasyon ne?

"Benim anladığım şu; herkes istiyor ki ben kimi konuk alırsam onu hemen tokatlayayım, kompleksli bir şekilde ona hırpalayıcı sorular sorayım. E niye bunu yapayım? Kutuplaşma üzerinden politika yapmayı nasıl yanlış buluyorsak, kutuplaşma üzerinden gazetecilik yapmak da aynı şey. Ama bu benim işimin bir bedeli. Bunun bilincindeyim. Medyada, sanat dünyasında, 30 küsur senedir bu işlerin içinde olmamın bir bedeli bu. Ama bu arkadaşların beni hırpalamaya çalışması ve bunu da üç kuruşluk tıklanma için yapmaları çok üzücü."

Kaynak: HABER MERKEZİ