Gökadalar evrende bir anda “tamamlanmış” şekilde ortaya çıkmadı. Zamanla, daha düzensiz ve karmaşık evrelerden geçerek günümüzde sıkça gördüğümüz yapıları kazandılar. Ancak bazı uzak gökadalar, beklenenden çok daha erken bir dönemde gelişmiş görünümleriyle astronomların dikkatini çekiyor. Şimdiye kadar gözlemlenen en erken çubuklu sarmal gökada da bunlardan biri olarak kayıtlara geçti.

Sarmal gökadalar, yıldızlarını düz bir disk içinde sarmal kollara düzenleyen yapılar olarak biliniyor. Bazı örneklerde gökadanın merkezi daha küresel bir form alırken, bazılarında “çubuk” adı verilen uzamış bir yapı görülüyor. Samanyolu da çubuklu sarmal gökadalar arasında yer alıyor.

Bilim insanları, COSMOS-74706 adlı bu çubuklu sarmal gökadanın ışığının yaklaşık 11,5 milyar yıl öncesinden geldiğini belirtti.

EN ESKİ ÇUBUKLU SARMAL GALAKSİ JAMES WEBB TARAFINDAN GÖZLENDİ

Uzay cismi, James Webb Uzay Teleskobu (JWST) ile tespit edildi. Elde edilen görüntülerde hem sarmal yapı hem de merkezdeki çubuk belirgin biçimde seçiliyor.

Gözlemler bununla da sınırlı kalmadı. Araştırma kapsamında tayfölçümsel (spektroskopik) analiz de yapıldı. Gökadanın ışığı bileşenlerine ayrılarak farklı kimyasal içerikler incelendi ve kırmızıya kayma (redshift) değeri belirlendi.

Kırmızıya kayma, evrenin genişlemesi nedeniyle uzak gökadaların ışığının daha uzun dalga boylarına kayması anlamına geliyor ve bu kayma, gökadanın ne kadar uzakta olduğunu hesaplamada kullanılıyor. Bu gökadanın da oldukça uzak bir konumda olduğu ifade ediliyor.

Büyük Patlama’dan 2 Milyar Yıl Sonra Gelişim Hâlindeydi

Pittsburgh Üniversitesi’nde lisansüstü araştırmacı olan Daniel Ivanov, bulgularla ilgili açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Bu gökada, evrenin doğumundan 2 milyar yıl sonra çubuk yapılar geliştiriyordu. Büyük Patlama’dan 2 milyar yıl sonra. Bu, tayfölçümsel olarak doğrulanmış, merceklenmemiş, en yüksek kırmızıya kayma değerine sahip çubuklu sarmal gökada.”

Araştırmacılar, bazı modellere göre çubuklu sarmal gökadaların bu örnekten yaklaşık 1 milyar yıl daha erken dönemlerde de oluşmaya başlayabildiğini; dolayısıyla daha yaşlı örneklerin bulunmasının mümkün olabileceğini belirtiyor. Ancak bu kadar erken bir dönemde bu tür gökadaların yaygın olmasının beklenmediği ifade ediliyor.

Ivanov, bu noktaya da şu sözlerle değindi:

“İlke olarak, bunun bu tür nesnelerden çok sayıda bulmayı bekleyeceğiniz bir çağ olduğunu düşünmüyorum. Çubuk oluşumunun zaman ölçeklerini sınırlandırmaya yardımcı oluyor. Ve gerçekten çok ilginç.”

Çubuk Yapı, Gökadanın Evriminde Önemli Bir Yer Tutuyor

Araştırmacılara göre merkezdeki çubuk, gökadanın genel evriminde önemli rol oynayabiliyor. Bu yapı, gazı ve maddeyi gökadanın merkezine doğru yönlendirebiliyor.

Merkezde yer alan süper kütleli kara deliğin bu sayede “beslenme” dönemleriyle büyüyebileceği; bu süreçte açığa çıkan yüksek enerjinin de gökada ölçeğinde rüzgârlar oluşturabileceği ve yıldız oluşumunu baskılayabileceği belirtiliyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ