Yatırım fonlarına yönelik soruşturmada hem adli işlemler hem de birikimlerin geri alınmasına ilişkin süreç ilerliyor. Akın Gürlek, yapılan incelemelerin basit bir borsa manipülasyonunun ötesine geçtiğini belirterek denetim mekanizmalarına kadar uzanan organize bir yapılanma tespit edildiğini açıkladı.

“DENETİM MEKANİZMALARINI ETKİSİZ HALE GETİRDİLER”

Gürlek, soruşturmanın piyasa aktörleri üzerinden başladığını ancak ifadeler ve delillerle kapsamının genişlediğini anlattı. Bakan, borsa bürokrasisi, manipülasyon yapanlar ve medya arasında hiyerarşik ve sistemli iş birliğine ilişkin delillere ulaşıldığını söyledi.

Yapının bazı hisseler üzerinden piyasadaki likiditeyi toplamayı amaçladığını belirten Gürlek, rüşvet ilişkileriyle denetimin etkisiz hale getirildiğini ifade etti. Bu eylemlere katılarak servet elde edenler hakkında yasal işlem başlatıldığını kaydetti.

38 ŞÜPHELİ HAKKINDA YAKALAMA KARARI

Soruşturmanın sayısal tablosunu da paylaşan Gürlek, 433 şüpheliden 112’sinin tutuklu olduğunu, 186 kişi hakkında adli kontrol uygulandığını bildirdi. Firari durumdaki 38 şüpheli hakkında ise yakalama kararı bulunuyor.

Ayrıca 359 gerçek kişi ve 111 tüzel kişinin mal varlıkları ile banka hesaplarına bloke ve tedbir işlemleri uygulandı. Gürlek, kamu görevlilerine yönelik inceleme ve adli işlemlerin de sürdüğünü vurguladı.

YAKLAŞIK 30 MİLYAR LİRALIK İADE

Vatandaşların birikimlerine yeniden kavuşmasının öncelikleri arasında olduğunu söyleyen Bakan, yaklaşık 30 milyar lira değerinde para, taşınmaz ve hisse senedinin iade edildiğini açıkladı.

Tasfiye süreci tamamlanan fonlarda ödemelerin yapıldığını, diğerlerinde ise işlemler ilerledikçe ödemelerin sürdüğünü belirtti. Yurt dışına çıkarılan paraların geri getirilmesi için de çalışıldığını ifade etti.

“KİMSENİN MAKAMINA VE UNVANINA BAKILMAYACAK”

Gürlek, açıklamasının ardından X hesabından yaptığı paylaşımda hiçbir olayın üzerinin örtülmeyeceğini ve kimsenin korunmayacağını söyledi. “Kimse ‘Ben paçayı kurtarırım’ hesabı yapmasın” mesajını verdi.

Bakan, hukuka uygun faaliyet gösteren şirketlerle suç şüphesi taşıyan işlemlerin birbirine karıştırılmaması gerektiğini de vurguladı. Hakkında hüküm bulunmayan kişilerin masumiyet karinesinin korunacağını belirtti.

Muhabir: Elif Aksu