ABD'nin İran limanlarına yönelik başlattığı askeri abluka, Tahran'ı en kritik gelir kaynağı olan petrolden mahrum bırakmayı hedeflerken; sahadan gelen veriler beklentilerin aksini işaret ediyor. NBC News'in bildirdiğine göre İran, petrol endüstrisinde kalıcı bir hasar oluşmadan bu baskıya aylarca dayanabilir. Bu durum, Washington'ın savaşı hızlı bir ekonomik çöküşle bitirme planlarını sekteye uğratabilir.

TRUMP’IN "BİRKAÇ GÜN" TAHMİNİ GERÇEKLEŞMEDİ

Yaklaşık bir ay önce başlayan ablukanın ardından Başkan Donald Trump, İran'ın petrol ihracatının durmasıyla altyapının "birkaç gün içinde patlayabileceğini" ve sektörün hızla çökeceğini öne sürmüştü. Ancak gelinen noktada Hürmüz Boğazı'nda onlarca tankerin geçişi engellenmiş olsa da, Trump'ın öngördüğü ani sistemik çöküşün yaşanmadığı gözlemleniyor.

YEREL RAFİNERİ VE İÇ TÜKETİM STRATEJİSİ

İran'ın bu baskıya nasıl direndiğine dair analizler, ülkenin petrolü rafine ederek yurt içinde kullanma kapasitesine dikkat çekiyor. Columbia Üniversitesi'nden Robin Mills, üretimin yarısının durdurulmak zorunda kalınabileceğini ancak ham petrolün rafine edilip iç pazara sunulması sayesinde petrol sahalarının çoğunun faaliyette kalabileceğini belirtti. Bu strateji, kuyuların tamamen kapatılmasını ve altyapının zarar görmesini engelliyor.

TAHİRAN’IN YAPTIRIM TECRÜBESİ VE DİRENÇ KAPASİTESİ

Eurasia Group analisti Gregory Brew, İran'ın son 15 yılda ABD yaptırımları altında iki kez benzer süreçlerden geçtiğini hatırlatarak ülkenin bu konuda ciddi bir deneyime sahip olduğunu vurguladı. Brew, "Bunu nasıl yapacaklarını biliyorlar, daha önce de yaptılar" diyerek İran'ın petrol sevkiyatını kontrollü bir şekilde haftalık 11 milyon varilden 6-8 milyon varile düşürdüğünü ve altyapı hasarını minimize ettiğini belirtti.

DEPOLAMA SORUNU VE GELECEK SENARYOLARI

İran, abluka nedeniyle üretimini kademeli olarak düşürürken, önümüzdeki iki ay içinde depolama alanlarının tamamen dolabileceği öngörülüyor. Bu durum bazı kuyuların geçici olarak kapatılmasını zorunlu kılabilir. Ancak uzmanlar, Tahran'ın süreci yönetme becerisinin, ABD'nin "hızlı sonuç" alma umutlarını azalttığı ve stratejik bir yıpratma savaşına kapı araladığı görüşünde birleşiyor.

Kaynak: AA