ABD merkezli Forbes dergisi, Orta Doğu’daki son gelişmelerin ardından Türkiye’nin yürüttüğü diplomatik temasları mercek altına aldı. Analizde, İran’daki gelişmeler sonrası bölgesel dengelerde Türkiye’nin belirleyici aktörlerden biri olabileceği değerlendirmesine yer verildi.
ABD BASINI TÜRKİYE’YE İŞARET ETTİ
Forbes’ta yayımlanan analizde Türkiye’nin son yıllarda Ukrayna savaşı, Gazze krizi, Rusya-ABD temasları ve İran’ın nükleer programı gibi başlıklarda aktif rol oynadığına dikkat çekildi. Türkiye’nin diplomatik girişimleri sayesinde bölgesel dengede önemli bir konuma geldiği ifade edildi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İran’a yönelik saldırıları “derinden rahatsız edici” olarak nitelendirdiği hatırlatıldı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın İran, Irak, Suudi Arabistan, Mısır ve Endonezya ile temas kurduğu bilgisi de analizde yer aldı.
Türkiye’nin çatışmada hiçbir ülkenin tarafında olmadığı vurgulanırken Ankara’nın diplomatik kanalları açık tutmaya çalıştığı belirtildi.

FİDAN’IN 3 AŞAMALI BARIŞ PLANI
Analizde Türkiye’nin krizlere yaklaşımının üç aşamalı bir modele dayandığı ifade edildi.
İlk aşamada kamuoyu önünde sert açıklamalar yapıldığı, ikinci aşamada diplomatik temasların devreye girdiği, üçüncü aşamada ise ekonomik ve siyasi konumlanmanın belirlendiği aktarıldı.
Türkiye’nin kalıcı barışı sağlamak amacıyla İran’da ortaya çıkabilecek yeni yönetimlerle de iletişim kanallarını açık tutacağı ifade edildi.
TÜRKİYE-İRAN İLİŞKİLERİNE DİKKAT ÇEKİLDİ
Analizde Türkiye ile İran arasındaki sınırın 1639 yılından bu yana değişmeden kalan en eski sınır hatlarından biri olduğu hatırlatıldı. İki ülke arasındaki ilişkilerin yalnızca siyasi güvene değil, güçlü bir altyapıya dayandığı belirtildi.
Türkiye’nin İran’daki Türk kökenli nüfusla olan bağlarının Ankara’ya farklı iletişim kanalları sunduğu ifade edildi.
Türkiye ile İran arasındaki rekabetin ise varoluşsal olmadığı değerlendirmesine yer verildi.
TÜRKİYE İÇİN KRİTİK RİSKLER
Forbes analizinde İran’daki gelişmelerin Türkiye açısından bazı riskler doğurabileceği de belirtildi. İran’ın Türkiye’nin doğal gaz ihtiyacının yaklaşık yüzde 15-16’sını karşıladığı ve sözleşmenin 2026 yılı ortasında sona ereceği hatırlatıldı.
Analizde ayrıca İran’daki siyasi belirsizliğin enerji piyasaları, ticaret yolları ve bölgesel dengeler üzerinde etkili olabileceği ifade edildi.
İran’da yaşayan yaklaşık 30 milyon Azerbaycan Türkünün tutumunun da bölgedeki gelişmeler açısından belirleyici olabileceği değerlendirildi.
Yazıda önümüzdeki 30 gün içinde yaşanacak gelişmelerin Türkiye’nin bölgedeki konumunu doğrudan etkileyebileceği vurgulandı.





