Orta Doğu’daki gerilim sürerken, ABD istihbaratından gelen son değerlendirme dikkat çekti. İran’ın nükleer programına yönelik saldırıların etkisi tartışılırken, hazırlanan raporlar sürede beklenen gerilemenin gerçekleşmediğini ortaya koydu.
SALDIRILAR BEKLENEN ETKİYİ YARATMADI
ABD istihbaratına göre İran’ın nükleer silah üretme kapasitesine ulaşma süresi geçen yazdan bu yana değişmedi. ABD ve İsrail tarafından gerçekleştirilen saldırıların bu süreci kalıcı biçimde geriletmediği değerlendirildi.
Geçen yıl yapılan analizlerde, söz konusu saldırıların İran’ın nükleer kapasiteye ulaşma süresini en fazla 1 yıl geciktirdiği ifade edilmişti. Son raporlar ise bu sürede yeni bir değişim olmadığını ortaya koydu.
ZENGİNLEŞTİRİLMİŞ URANYUM DETAYI
Uzmanlar, İran’ın nükleer programının geriletilmesi için en kritik başlığın yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stokları olduğuna dikkat çekiyor. Bu stokların yok edilmeden ya da ele geçirilmeden programın durdurulmasının mümkün olmadığı ifade ediliyor.
ABD istihbaratına göre haziran ayındaki saldırılar öncesinde İran’ın 3 ila 6 ay içinde silah üretim seviyesine ulaşabileceği değerlendiriliyordu.
SÜRE 9 AY – 1 YIL ARASINDA
Natanz, Fordow ve İsfahan’daki nükleer tesislere düzenlenen saldırıların ardından bu süre 9 ay ila 1 yıl aralığına çıkarılmıştı. Ancak son değerlendirmeler bu aralığın değişmediğini gösterdi.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) verilerine göre İran’ın elinde bulunan yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş yaklaşık 440 kilogram uranyumun akıbeti belirsizliğini koruyor. Bu miktarın daha da zenginleştirilmesi halinde yaklaşık 10 nükleer silah üretimine yetecek kapasiteye ulaşabileceği değerlendiriliyor.





