Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, “Silivri’de Ekrem İmamoğlu efsanesinin çöküşü” başlıklı köşe yazısında, Ekrem İmamoğlu’nun Silivri’deki duruşmalarını değerlendirdi.
Selvi, yazısında İmamoğlu hakkında ifade veren isimlerin mahkeme salonundaki sözlerine geniş yer ayırdı. Yazar, tanık ve itirafçıların açıklamaları üzerinden İmamoğlu’nun duruşmalarda zor durumda kaldığı değerlendirmesini yaptı.
ERTAN YILDIZ İLE "YALANCI" TARTIŞMASI
Selvi’nin aktardığına göre, İmamoğlu’nun eski danışmanlarından Ertan Yıldız mahkemede kürsüye çıkarak İBB’de ihaleler, hak edişler ve imar rantı üzerinden bir sistem kurulduğunu öne sürdü.
Yıldız, söz konusu sistemin kişisel zenginleşme ve İmamoğlu’nun siyasi hedefleri doğrultusunda oluşturulduğunu iddia etti. Boğaziçi bölgesi, medya ve Cebeci döküm sahasını sistemin ayakları arasında gösterdi.
Duruşmada İmamoğlu ile Yıldız arasında sert bir tartışma da yaşandı. Yıldız, İmamoğlu’na bir oda konusunda verdiği talimatı hatırlatırken İmamoğlu bunu reddetti. Bunun üzerine Yıldız, “Şu anda yalan söylüyorsunuz” dedi. İmamoğlu ise “Yalancının kim olduğunu halkımız gayet biliyor” karşılığını verdi.
AYKUT ERDOĞDU HAKKINDA DİKKAT ÇEKEN İDDİA
Ertan Yıldız, Aykut Erdoğdu hakkında da suçlamalarda bulundu. Yıldız, İSTAÇ adına çalışma yürüten bir şirketten 1,2 milyon dolar rüşvet alındığını ve paranın Fatih Keleş’e teslim edildiğini öne sürdü.
Yıldız ayrıca İmamoğlu’nun kendilerine Aykut Erdoğdu hakkında, “Aykut’a dikkat edin. İki alır bir buçuk getirir. Kalanını kendine alır” dediğini iddia etti.
AZİZ İHSAN AKTAŞ: İMAMOĞLU SİSTEMİNİ ANLATACAĞIM
Selvi, yazısında Aziz İhsan Aktaş’ın mahkemedeki beyanlarına da yer verdi. Aktaş’ın ifadesine “İmamoğlu sistemini size anlatacağım” sözleriyle başladığını belirten Selvi, Aktaş’ın İBB’de para toplama düzeni bulunduğunu ileri sürdüğünü aktardı.
Aktaş, söz konusu yapının amacını “Sistem, Ekrem İmamoğlu’nun siyasi hayatının finanse edilmesidir” sözleriyle açıkladı.
Selvi, bu bölümde İmamoğlu’nun Aktaş’ın suçlamalarına rağmen kendisine soru yöneltmediğine dikkat çekti.
18 YILLIK DOSTUNDAN RÜŞVET SUÇLAMASI
Yazıda en dikkat çekici bölümlerden biri, İmamoğlu’nun 18 yıllık dostu olarak tanımlanan müteahhit Seyfi Beyaz’ın sözleri oldu.
Selvi’nin aktardığına göre Beyaz, İmamoğlu ile yüzleşerek, “Sana rüşvet, babana daireler verdik. Yoksa iskanımızı çıkarmayacaktın” iddiasında bulundu.
MUSTAFA KELEŞ İLE VİLLA TARTIŞMASI
Duruşmada Mustafa Keleş ile İmamoğlu arasında da villa iddiası üzerinden karşılıklı diyalog yaşandı.
İmamoğlu, Keleş’in şantiyesine yalnızca bir kez ve kalabalık bir ekiple gittiğini söylerken Keleş, İmamoğlu’nun üç kez tek başına geldiğini savundu.
Keleş daha sonra İmamoğlu’nun kendisinden villa istediğini ve villanın başka bir kişinin üzerine tapulanmasını söylediğini öne sürdü. İmamoğlu ise suçlamaya “Seni Allah ıslah etsin” sözleriyle karşılık verdi.
CEMAL ÜNEŞ: 500 BİN İSTEDİN BAŞKANIM
Selvi’nin aktardığı bir diğer diyalog ise Cemal Üneş ile İmamoğlu arasında geçti. İmamoğlu, Üneş’e kendisinden para isteyip istemediğini sordu. Üneş, “İstedin başkanım” yanıtını verdi.
Üneş, İmamoğlu’nun seçim sürecine ilişkin bir merkez için 500 bin lira istediğini ve kendisini Mehmet Çakılcıoğlu’na yönlendirdiğini öne sürdü. İmamoğlu ise bu sözlere, “Allah Allah. Vah ki ne vah, ne diyeyim sana?” karşılığını verdi.
Abdulkadir Selvi, Silivri’deki duruşmaları değerlendirdiği yazısında yaşanan bu yüzleşmeler üzerinden “Ekrem İmamoğlu efsanesinin çökmeye başladığı” yorumunu yaptı.





