Medya dünyasında polemik çıtası yükselirken, bu kez tartışmanın merkezine iki tanıdık isim oturdu. Ahmet Hakan, Ruşen Çakır’ın geçmişte yaptığı çıkışları ve son dönemdeki yorumlarını hatırlatarak, eleştirisini alışılmışın da ötesinde sert bir dille büyüttü.
“YANILGI YANILGI BÜYÜYEN BİR PİŞKİNLİK”
Ahmet Hakan, yazısında Ruşen Çakır’ın geçmiş yıllarda yaptığı bazı net tahminleri yeniden gündeme taşıdı. Hakan’ın asıl tepkisi ise yanlışlanan değerlendirmelerin ardından Çakır’ın aynı tonda analiz yapmayı sürdürmesine geldi.
Hakan, bu tabloyu bir “ısrar” olarak yorumladı ve yazısında bu yaklaşımı “pişkinlik” kavramıyla çerçeveledi.
SEÇİM SÖZÜ DE HATIRLATILDI
Yazının en dikkat çeken bölümünde, seçim dönemindeki iddialı çıkışlar üzerinden bir hatırlatma yapıldı. Ahmet Hakan, Ruşen Çakır’ın o dönemde kurduğu kesin cümleleri anımsatarak, sonuçların ardından yaklaşımda bir değişiklik olmadığını vurguladı.
Bu noktada Hakan’ın çizdiği fotoğraf netti: Tahminlerin tutmaması değil, tutmamasına rağmen aynı iddiayla devam edilmesi eleştirinin odağıydı.

SURİYE VE “MAZLUM ABDİ” TARTIŞMASI
Ahmet Hakan’ın eleştirisi yalnızca seçim başlığıyla sınırlı kalmadı. Suriye üzerinden yapılan değerlendirmeler ve “Mazlum Abdi” tartışması da yazının önemli bölümünü oluşturdu.
Hakan, bu başlıkta da “gerçeklerin değiştiğini kabul etmeyen yorum dili” olduğunu savundu ve Çakır’ın yaklaşımına yönelik eleştirisini burada daha da sertleştirdi.
“ÖNGÖRÜSÜZLÜK LİSTESİ”
Ahmet Hakan yazısında yalnızca Ruşen Çakır’a odaklanmadı, son dönemde yapılan çeşitli yorumları da aynı tartışmanın içine çekti. Bazı isimlerin değerlendirmelerini de örnekleyen Hakan, asıl sorunun “öngörüsüzlük” değil “öngörüsüzlük sonrası devam eden kesinlik dili” olduğunu ima etti.
Yazının finalinde ise edebi bir karşılaştırma ile mesajını güçlendirdi: “Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer” yerine, “yanılgı yanılgı büyüyen bir pişkinlik” ifadesini öne çıkararak tartışmayı zirveye taşıdı.





