Gazeteci Ahmet Hakan, köşe yazısında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan Cem Küçük'e ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

Hakan, yıllar boyunca Cem Küçük hakkında herhangi bir yazı kaleme almadığını belirtirken, buna karşın Küçük'ün kendisi hakkında çok sayıda sert yazı yazdığını ifade etti.

"HİÇBİR DUYGU HİSSETMEDİM"

Küçük'ün gözaltına alındığı haberini aldığı an yaşadıklarını anlatan Hakan, beklediği türden bir duygu hissetmediğini dile getirdi.

Yaşadığı hissi "derin bir kayıtsızlık" ve "alabildiğine hissizlik" sözleriyle tarif eden Hakan, bu durumun kendisi açısından dikkat çekici olduğunu vurguladı.

Yazısında geçmişte aralarında yaşanan polemiklere de değinen Ahmet Hakan, gazeteciler arasındaki ilişkilerin ve kullanılan üslubun zamanla farklı sonuçlar doğurabildiğine işaret etti.

Hakan'ın değerlendirmeleri, medya dünyasında uzun yıllardır süren tartışmaların ardından gelen dikkat çekici bir yorum olarak öne çıktı.

YILLARCA HAKKIMDA YAZDI

Gazetecilik hayatım boyunca Cem Küçük’le ilgili tek satır bir yazı bile yazmadım.

Ama Cem Küçük, benimle ilgili yüzlerce yazı yazdı.

Hem de çok ağır yazılar.

Tehdit de etti hakaret de.

Racon kesmeye de kalktı, medeni ölü ilan etmeye de.

Cem Küçük’ün gözaltına alındığı bilgisini aldığım anda hissettiğim şeyi söylemek istiyorum:

- Derin bir kayıtsızlık.

- Alabildiğine hissizlik.

Çok yüce gönüllü biri olduğumu kanıtlamaya çalışmıyorum.

Gerçekten pek bir şey hissetmedim.

Minnacık bir “oh olsun” duygusuna bile kapılmadım nedense. Rövanşist bir neşe bünyemi kaplamadı.

Cem Küçük’ün jandarmanın arasında gerçekleştirdiği o utanç yürüyüşünün görüntüsüne bakıp “Bu da Cem Küçük’e ders olsun” demedim.

Ama o utanç yürüyüşüne bakıp adına “gazetecilik” ya da “yorumculuk” denilen meslek adına birazcık olsun umutlandığımı da saklamayacağım.

Çünkü o utanç yürüyüşünün ardından...

Raconcu gazeteciliğin, tehditkâr yorumculuğun, çıkarcı haberciliğin artık kolay kolay kafa çıkaramayacağına inanıyorum.

Muhabir: Hilal Sina Deniz