Hakan, Akın Gürlek'in Adalet Bakanı olmasına şaşırmadığını belirterek, "CHP, Akın Gürlek’ten kıyasıya şikâyetçiydi. Haksız, hukuksuz davalar açan bir savcı olduğunu, iktidarın amaçlarına hizmet ettiğini, hukuku hiçe saydığını ileri sürüyordu. AK Parti açısından baktığımızda ise durum bambaşkaydı. AK Parti, Akın Gürlek’in İstanbul Başsavcısı olarak... Hukuka uygun davrandığını, görevini hakkıyla yerine getirdiğini, korkmadan çekinmeden yolsuzlukların üzerine gittiğini öne sürüyordu. Sonuçta iktidar, hukuki tavrını övdüğü birini Adalet Bakanı yapmış oldu. İktidarın attığı bu adımı, 'Bunu nasıl yaparlar' diye şaşkınlıkla karşılamak çok da anlamlı değil yani. Eğer iktidar, 'Aman Akın Gürlek’i Adalet Bakanı yapmayalım, bu olmaz' falan tarzı bir yaklaşım sergileseydi... Hem Akın Gürlek’e bakışının hakkını vermemiş olurdu hem de CHP’nin Akın Gürlek’le ilgili tezlerine teslim olmuş olurdu." diye yazdı.
Köşesinde "Akın Gürlek notları"na da yer veren Hakan, şunları kaydetti:
"Ses tonunu pek duymamıştık, artık duyacağız. Bu zamana kadar sorulara muhatap olmamıştı, artık olacak. Hep biraz gizemli kalmıştı, artık gizem yok.
“Adalet Bakanı” olmak ile “Başsavcı” olmak arasında büyük bir fark var. Bakan olarak nasıl bir üslup, tarz benimseyecek, hepimiz merak ediyoruz.
MİT Başkanı Hakan Fidan ile Dışişleri Bakanı Hakan Fidan arasındaki farka benzer bir fark ortaya çıkar mı acaba? Göreceğiz.
Belki de Adalet Bakanı olarak bambaşka bir portreyle karşılaşabiliriz. En azından böyle bir duruma hazırlıklı olalım."





