Güngören'de 17 yaşındaki Atlas Çağlayan, 15 yaşındaki bir çocuk tarafından bıçaklanarak öldürüldü.
CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve tutuklanarak İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu, cinayete sert tepki gösterdi. Siyasiler, kurum ve kuruluşlar ile tüm yetişkinlerin çocuklar konusunda sorumluluk alması gerektiğini söyleyen Dilek İmamoğlu, "Bugün susarsak, yarın daha fazla çocuğun adını bir haber başlığında okuruz. Ve o yük, artık hiçbirimizin taşıyamayacağı kadar ağır olur" diye yazdı.

Bu açıklamalara tepki gösteren Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan, “Sorarım size Dilek İmamoğlu: Aynı koşulları paylaşan milyonlarca çocuk var. Hangisi “bana yan baktın” diyerek akranını bıçaklayıp öldürüyor” diye sordu.
“Ne yani? Atlas ile Atlas’ın katili... “İkisi de çocuk” diyerek eşitlenecek, “çocuklar arası şiddet” diyerek geçiştirilecek, tüm sorumluluk sisteme yüklenecek ve böylece işin içinden çıkılacak mı” diye devam eden Ahmet Hakan, sözlerini şöyle noktaladı:
“Dilek İmamoğlu’nun özelinde konuya Dilek İmamoğlu gibi yaklaşan herkese sesleniyorum:
Öldürülen Atlas ile Atlas’ı öldüreni eşitlemek yerine, Atlas’ın katili olan çocuğun cüretini nereden aldığına odaklanırsanız...
Çok daha faydalı bir iş yapmış olursunuz.”
Ahmet Hakan’ın ‘Atlas ile Atlas’ın katilini eşitlemekten vazgeçin’ başlıklı yazısından ilgili bölüm şöyle:
Şöyle demiş Dilek İmamoğlu:
“16 yaşında bir çocuk, 14 yaşında bir çocuk tarafından öldürüldü. Bu cümle, hafifçe geçip gidebileceğimiz bir haber başlığı değil. Bu cümle, hepimizin omuzlarına çöken ağır bir sorumluluktur. Koruyamadığımız, güvenli bir yaşam sunamadığımız her bir çocuğun hesabı, önce siyasilerin, sonra ilgili kurumların, en sonunda da tüm yetişkinlerin sorunudur.”
Sorarım size Dilek İmamoğlu:
Aynı koşulları paylaşan milyonlarca çocuk var.
Hangisi “bana yan baktın” diyerek akranını bıçaklayıp öldürüyor?
Ne yani?
Atlas ile Atlas’ın katili...
“İkisi de çocuk” diyerek eşitlenecek, “çocuklar arası şiddet” diyerek geçiştirilecek, tüm sorumluluk sisteme yüklenecek ve böylece işin içinden çıkılacak mı?
Atlas’ın katilinin durumuna şöyle bir bakalım:
- Çocuk zehir gibi. Hiç de öyle güvensizlik duygusu yaşayan biri değil.
- Kendisini öyle korunaklı görüyor ki: İşlediği cinayeti, cüretkâr biçimde şak şak anlatıyor.
- Ailesi, bu katil çocuğun dimdik arkasında duruyor.
- Atlas’ın ailesine tehdit mesajları yollayan bir mekanizma mis gibi çalışıyor.
- Emniyet koridorlarında bu katil çocuk için sloganlar atılıyor.
Sorumluluğu kurumlara, kuruluşlara, sisteme, devlete ve en sonunda tüm yetişkinlere yükleyen ancak katil çocuğun özel durumuyla ilgili tek bir kelime bile etmeyen bu yaklaşımla...
Bu sorun çözülmez.
Dilek İmamoğlu’nun özelinde konuya Dilek İmamoğlu gibi yaklaşan herkese sesleniyorum:
Öldürülen Atlas ile Atlas’ı öldüreni eşitlemek yerine, Atlas’ın katili olan çocuğun cüretini nereden aldığına odaklanırsanız...
Çok daha faydalı bir iş yapmış olursunuz.





