İran başlığı dünya gündeminde giderek daha sert bir hatta ilerlerken, Türkiye’de de tartışmayı büyüten yorumlar peş peşe geliyor. Ahmet Hakan’ın köşesinde yazdığı satırlar, İran karşıtı söylemin arkasında bir “kışkırtma dili” ve “algı operasyonu” olduğunu savunmasıyla dikkat çekti.

GRAHAM’IN SÖZLERİNE “ÇİFTE STANDART” TEPKİSİ

Ahmet Hakan, yazısında ABD’li Senatör Lindsey Graham’ın İran’la ilgili sözlerini hatırlattı. Graham’ın İran’da 16 yaşındaki bir kızın “saçını doğru yapmaması” halinde öldürüldüğünü öne süren ifadelerini aktaran Hakan, aynı ismin Gazze konusunda İsrail’e verdiği destekle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Bu noktada Ahmet Hakan, Gazze’de yaşananları hatırlatarak, İran başlığında kullanılan dilin “korku masalı” etkisi yarattığını ileri sürdü.

696577F7895406B5337A8Bab

“SON ZAMANLARDA ÇOK PİS BİR OYUN DÖNÜYOR”

Ahmet Hakan, son dönemde İran’a yönelik söylemlerin belli bir hedef doğrultusunda büyütüldüğünü savundu ve bunun bir müdahale iklimi oluşturduğunu ima etti. Öne çıkan başlıklardan biri de İran Şahı’nın oğluna dair iddia oldu. Hakan, Şah’ın oğlunun Amerikan kanallarında sık sık Donald Trump’a seslendiğini, İran’da yönetim hedefiyle kendisini öne çıkarmaya çalıştığını yazdı.

“FEYZA ALTUN’UN İÇİNDEN FEYZA PEHLEVİ ÇIKTI”

Ahmet Hakan, yazısında dikkat çeken bir başka iddiayı da Feyza Altun üzerinden kurdu. Hakan, Altun’un gündemini değiştirdiğini ve İran’daki monarşi figürleri etrafında bir söylemle hareket ettiğini savundu ve Feyza Altun’un içinden aniden bir Feyza Pehlevi çıkmış durumda: Dilan Polat’ı falan unuttu resmen Şah’ın oğlu için İstanbul’da adam toplamaya başladı." dedi.

Ahmet Hakan, sosyal medyada İran karşıtı yoğun bir propaganda yürütüldüğünü ileri sürerken, bunun içinde MOSSAD ajanları ve “yancıları” olduğunu iddia etti. Yazıda, dijital mecralarda İran başlığında artan içerik trafiğine dikkat çekildi.

Köşede ayrıca Gülben, Hadise ve Ebru Gündeş örnekleri de yer aldı. Ahmet Hakan, bu isimlerin “İran halkına yardım edelim” çağrılarının bir oyunun parçası olarak görülmemesi gerektiğini ancak yapılanın neye hizmet ettiğinin farkında olunmadan gerçekleştiğini yazdı.

“İRAN REJİMİNDEN TİKSİNENLER BİLE…”

Ahmet Hakan yazısını sert bir uyarıyla sürdürdü: İran rejimini sevmeyen ve eleştiren kesimlerin bile, bu propagandanın şiddeti nedeniyle kendilerini bir noktada rejimi savunur durumda bulabileceklerini belirtti.

Muhabir: ELİF AKSU