Siyaset sahnesinde yeniden hareketlilik var. AK Parti içinde yapılan değerlendirmeler, seçim takviminin artık sadece siyasi değil, aynı zamanda ekonomik dengelere bağlı olarak şekillendiğini gösteriyor. Parti kurmaylarının kulislerde dile getirdiği senaryolar, önümüzdeki dönemin en kritik başlıklarından birine işaret ediyor.
TAKVİM VE EKONOMİ ARASINDA KRİTİK DENGE
AK Parti içinde yapılan analizlerde, mevcut ekonomi programının etkilerinin 2027 yılı itibarıyla hissedileceği beklentisi öne çıkıyordu. Ancak küresel gelişmeler ve bölgesel gerilimler bu sürecin uzamasına neden oldu. Özellikle enflasyonun tek haneye düşmesi ve vatandaşın ekonomik rahatlama hissetmesi, seçim için temel kriter olarak görülüyor.
Parti kulislerinde dile getirilen en dikkat çekici değerlendirme ise “takvimle ekonomi arasında sıkışmışlık” ifadesi oldu. Bu durum, seçim kararının yalnızca siyasi bir tercih olmaktan çıktığını ortaya koyuyor.
ERDOĞAN’IN ADAYLIĞI KRİTİK FAKTÖR
Kulislerde öne çıkan bir diğer başlık ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeniden adaylığı. Parti içindeki değerlendirmelere göre, mevcut takvim korunursa adaylık konusunda hukuki ve siyasi tartışmalar gündeme gelebilir.
Bu nedenle seçimlerin öne çekilmesinin, yalnızca stratejik değil aynı zamanda zorunlu bir adım olarak görüldüğü ifade ediliyor.
MASADAKİ İKİ TARİH
AK Parti kurmaylarının değerlendirmelerinde iki tarih öne çıkıyor:
- 2027 sonbaharı
- 2028 ilkbaharı
Ancak bu tarihler için en büyük soru işareti, ekonomik göstergelerin istenen seviyeye ulaşıp ulaşamayacağı. Beklenen iyileşmenin gecikmesi halinde, planların yeniden revize edilmesi gündeme gelebilir.
BELİRSİZLİK DEVAM EDİYOR
Parti içindeki değerlendirmelerde, ekonomik toparlanmanın zamanında gerçekleşmemesi durumunda nasıl bir yol izleneceğine dair net bir senaryonun olmadığı da vurgulanıyor.
Kulislerde konuşulanlara göre, eğer ekonomik hedefler bu iki tarihe yetişmezse, seçim stratejisinin tamamen yeniden şekillenmesi kaçınılmaz olabilir.





