Ekonomi yönetimi üzerindeki baskı artarken, iktidar cephesinde tabloya dair değerlendirmeler sertleşiyor. Son dönemde yaşanan gelişmeler, sadece piyasalarda değil, siyasi dengelerde de etkisini hissettirmeye başladı.

Orta Doğu’daki gerilim ve savaşın uzaması, Türkiye ekonomisinde zaten kırılgan olan dengeleri daha da zorladı. Özellikle enflasyon üzerindeki yaklaşık 3 puanlık ek baskı, ekonomi yönetimi açısından yeni bir risk alanı oluşturdu.

Bu süreçte maliyet artışlarının kaçınılmaz hale gelmesi, ekonomik programın hedeflerinden sapmasına yol açtı.

FAİZ PLANLARI ASKIDA

Ekonomi yönetiminin daha önce gündeme getirdiği faiz indirim planlarının, mevcut tablo nedeniyle askıya alındığı ifade ediliyor.

Bu durum, hem piyasalar hem de siyasi kulislerde “programın raydan çıktığı” yorumlarına neden oldu.

Kulislerde en dikkat çeken başlıklardan biri ise ekonomi yönetiminde değişiklik ihtimali. Parti içinde, ekonomik performansın doğrudan siyasi sonuçlar doğurabileceği ve bu nedenle sorumluluğun yeniden dağıtılabileceği konuşuluyor.

OY KAYBI ENDİŞESİ

AK Parti kurmayları arasında en büyük kaygının, ekonomik gidişatın olası bir seçimde oy kaybına dönüşmesi olduğu belirtiliyor. Ekonomide yaşanan sorunların, seçmen davranışı üzerinde belirleyici olabileceği değerlendirmesi öne çıkıyor.

SOKAK İLE EKONOMİ YÖNETİMİ ARASINDA FARK

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in uluslararası finans ve yatırım mesajlarına rağmen, sahadaki ekonomik gerçekliğin bu söylemlerle örtüşmediği ifade ediliyor.

Bu durum, sokak ile ekonomi yönetimi arasında algı farkı oluştuğu yönündeki yorumları güçlendiriyor.

Gelinen noktada ekonomi, iktidar açısından en kritik başlık olarak öne çıkıyor. Kulislerde, ekonomi yönetiminin performansının doğrudan siyasi geleceği belirleyebileceği değerlendirmesi yapılırken, önümüzdeki sürecin belirleyici olacağı ifade ediliyor.

Muhabir: SAFA KAAN ÖZTÜRK