İsrail'in işgal altındaki Kudüs'teki hukuk dışı uygulamalarına ve politikalarına karşı uluslararası harekete geçilmesini sağlamakla görevli Kudüs'ten Sorumlu Arap Bakanlar Komitesi, Mısır'ın başkenti Kahire'de düzenlenen Arap Birliği Konseyi'nin bakanlar düzeyindeki 166. oturumu sonrasında açıklama yaptı.

Arap Birliği Genel Sekreteri Nebil Fehmi ve komite üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilen toplantıya Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi başkanlık etti.

Komite, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin terör eylemlerini ve İslam'ın kutsal mekanlarına yönelik saldırıları durdurmaları için "kısıtlayıcı ve caydırıcı önlemler" uygulanması yönünde baskı oluşturmak amacıyla Arap ülkelerinin çabalarını ve etkili uluslararası taraflarla diplomatik temaslarını güçlendirme konusunda mutabık kaldı.

İSRAİL'İN KUDÜS'TEKİ İHLALLERİNE KARŞI ULUSLARARASI BASKI ÇAĞRISI

Komite, İsrail'in işgal altındaki Kudüs'te gerçekleştirdiği ihlallerden hesap vermesinin sağlanması ve söz konusu uygulamalara karşı uluslararası düzeyde kararlı bir duruş sergilenmesi için çalışma çağrısında bulundu.

Açıklamada, İsrail'in uygulamalarının bölgedeki ve dünyadaki barış ve güvenlik açısından doğurabileceği sonuçlara karşı uyarıda bulunuldu.

İHLALLERİ BELGELEYECEK MEDYA PLATFORMU

Komite, Katar tarafından ibadet edenlere ve kutsal mekanlara yönelik İsrail ihlallerinin ortaya çıkarılması, belgelenmesi ve izlenmesi amacıyla bir medya platformunu da kapsayan sürdürülebilir kurumsal çalışma mekanizmasının başlatılmasını memnuniyetle karşıladı.

Arap Birliği Genel Sekreterliği, üye devletlerle koordinasyon içinde mekanizmanın aktif hale getirilmesini takip etmek, çalışma usullerini belirlemek ve finansman kaynaklarını tespit etmekle görevlendirildi.

Komite ayrıca Kudüs ve işgal altındaki Filistin topraklarındaki İsrail ihlallerinin ortaya çıkarılması ve bunların durdurulması için uluslararası baskıyı harekete geçirmek amacıyla koordineli Arap ve uluslararası diplomatik ve medya kampanyası başlatılması çağrısında bulundu.

ARAP VE İSLAM DÜNYASINDAN ORTAK GİRİŞİM

İsrail'i Kudüs'teki kutsal mekanlara yönelik ihlallerini durdurmaya ve mevcut tarihi ve hukuki statükoya saygı göstermeye zorlayacak uluslararası girişimlerin yoğunlaştırılması konusunda mutabık kalındı.

Komite, başta Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi olmak üzere uluslararası kuruluşlar nezdindeki girişimlerin artırılacağını ve İsrail'in Kudüs ile kutsal mekanlardaki ihlallerinin belgelenmesi için bölgesel ve uluslararası örgütlerle çalışmaların sürdürüleceğini bildirdi.

İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ile koordinasyonun güçlendirilmesi ve eylül ayında New York'ta düzenlenecek Birleşmiş Milletler Genel Kurulu Yüksek Düzeyli Haftası kapsamında Arap Birliği ile İİT arasında Kudüs konulu ortak bakanlar toplantısı yapılması kararlaştırıldı.

"E1" PROJESİNE SERT TEPKİ

Komite, İsrail makamlarının Doğu Kudüs'ün doğusundaki "E1" planı kapsamında 1.234 yeni yerleşim biriminin inşası için ihale açmasını "en güçlü ifadelerle" kınadı.

"E1" Projesi'nin Batı Şeria'nın kuzeyi ile güneyi arasındaki coğrafi bütünlüğü bozduğu, Doğu Kudüs'ü Filistin çevresinden kopardığı ve Filistin devletinin kurulma ihtimalini baltaladığı belirtildi.

İsrail makamları, Doğu Kudüs ile Ma'ale Adumim arasındaki bölgede yaklaşık 3 bin 400 yerleşim birimini kapsayan "E1" planı çerçevesinde 18 Ağustos'ta 1.234 birim için ihaleye çıkmıştı.

UNRWA MERKEZİNE BASKIN KINANDI

Komite, İsrail makamlarının işgal altındaki Kudüs'te bulunan Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansına (UNRWA) ait Kalendiya Eğitim Merkezi'ne düzenlediği baskını ve merkezin boşaltılmasını kınadı.

Baskının "tehlikeli bir tırmanış, uluslararası hukukun açık bir ihlali ve BM kuruluşlarının dokunulmazlık ve ayrıcalıklarına yönelik bir saldırı" olduğu ifade edildi.

Komite, UNRWA'nın varlığını ve faaliyetlerini hedef alan İsrail'in "sistematik" adımlarını da reddetti.

İsrail güçleri 25 Ağustos'ta merkeze baskın düzenleyerek çalışanları dışarı çıkarmış, İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir de tahliye işleminin başladığını duyurmuştu.

MESCİD-İ AKSA'DA STATÜKONUN KORUNMASI VURGUSU

Komite, İsrail'in Mescid-i Aksa'daki tarihi ve hukuki statükoyu değiştirmeye yönelik "benzeri görülmemiş tırmanışını" da kınadı.

Yahudi yerleşimciler ile İsrailli yetkililerin Mescid-i Aksa'ya yönelik baskınları ve kutsal mekanda Yahudi ayinleri ile dualar gerçekleştirilmesine tepki gösterildi.

Açıklamada, tüm bölümleriyle Mescid-i Aksa'nın (Harem-i Şerif) "yalnızca Müslümanlara ait bir ibadet yeri" olduğu yinelendi.

HAŞİMİ VEŞAYETİNİN ÖNEMİ VURGULANDI

Kudüs'teki İslam ve Hristiyan kutsal mekanlarının korunması, kimliğinin ve tarihi-hukuki statüsünün muhafaza edilmesinde tarihi Haşimi Vesayetinin önemine dikkat çekildi.

Ürdün Vakıflar Bakanlığına bağlı Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin, "Mescid-i Aksa'nın tüm işlerini yönetme ve girişleri düzenleme konusunda münhasır yetkili merci" olduğu vurgulandı.

Komite, İsrail'in Kudüs ve buradaki kutsal mekanlar üzerinde egemenliği bulunmadığını belirterek Doğu Kudüs'ün, iki devletli çözüm, uluslararası hukuk, Arap Barış Girişimi ve ilgili uluslararası referanslar doğrultusunda, 4 Haziran 1967 sınırlarında kurulacak Filistin devletinin başkenti olduğunu yineledi.

Kaynak: AA