Eski Milli Eğitim ve Kültür ve Turizm Bakanı Erkan Mumcu’nun, 2007’deki Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecine ilişkin açıklamaları siyasetin eski defterlerini yeniden açtı. Mumcu’nun, Abdullah Gül ve Bülent Arınç’ın FETÖ ile işbirliği yaparak Recep Tayyip Erdoğan’a karşı kumpas kurduğu yönündeki iddialarına Arınç’tan çok sert yanıt geldi.
ARINÇ: ÇOK BÜYÜK BİR YALANIN İÇERİSİNDE
Mumcu ile yaklaşık 20 yıldır herhangi bir iletişiminin olmadığını belirten Arınç, kendisinin ve Abdullah Gül’ün doğrudan hedef alınması nedeniyle açıklama yapma gereği duyduğunu söyledi. Arınç, 2007’de Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı adaylığı sürecini anlatarak Mumcu’nun iddialarını reddetti: “Açıkça söylemeliyim ki kendisi burada da çok büyük bir yalanın içerisindedir.”
Arınç, 23 Nisan 2007’de dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmede Cumhurbaşkanı adaylığının ele alındığını belirterek Erdoğan’ın görüşmenin sonunda, “Hayırlı olsun, bizim de adayımız Abdullah Bey’dir” dediğini aktardı.
“MUMCU KUMPASIN İÇERİSİNDE YER ALDI”
Arınç’ın açıklamasındaki en sert bölümlerden biri ise 367 krizine ilişkin oldu. Erkan Mumcu’nun liderliğindeki Anavatan Partisi’nin Cumhurbaşkanlığı seçimi için Meclis’e girmemesini hatırlatan Arınç, Mumcu’yu doğrudan “kumpasın içerisinde” olmakla suçladı. Arınç, “Bir taraftan da Erkan Mumcu, Meclise girmemek suretiyle Doğru Yol Partisi ile birlikte bu kumpasın içerisinde oldu” ifadelerini kullandı.
“20 KİŞİLİK GRUBUNU BİR ODAYA KİLİTLEDİ”
Arınç, o döneme ilişkin dikkat çeken bir iddiayı da yeniden gündeme taşıdı. Mumcu’nun 20 kişilik milletvekili grubunun oylamaya katılmasını engellemek amacıyla bir odada tuttuğunun söylendiğini belirtti.
Oylamada gerekli sayıya ulaşılamamasının ardından Anayasa Mahkemesi’nin 367 kararını verdiğini hatırlatan Arınç, daha sonra erken seçime gidildiğini ve Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesinin önünün açıldığını anlattı.
“SİYASİ HAYATINI SONLANDIRMAKLA KARŞILIĞINI BULDU”
Arınç, Mumcu’nun sonraki siyasi kariyerine ilişkin de ağır ifadeler kullandı. “O da yaptığı bu hareketlerin karşılığını kendi siyasi hayatını sonlandırmakla buldu; gözyaşlarıyla partisinin genel başkanlığından ayrıldı.”
Arınç ayrıca, 2007 döneminde askerlerin Mumcu üzerinde baskı kurduğu ve kendisine “Bu kişi kesinlikle cumhurbaşkanı olmayacak” denildiği yönünde Ankara’da iddiaların dolaştığını söyledi. Ancak bunun bir “rivayet” olduğunu özellikle belirtti.
ARINÇ’TAN “MADDİ SEBEPLER” İMASI
Açıklamasının sonunda Mumcu’nun çıkışını “hezeyan” olarak nitelendiren Arınç, tartışmayı daha da büyütecek bir iddiada bulundu. Arınç, Mumcu’nun açıklamalarının kendisi ile Abdullah Gül’ü yıpratmaya yönelik olabileceğini savunarak şu ifadeleri kullandı: “Bu bir hezeyandır, kendisine de yakıştıramıyorum.”
Arınç ayrıca, “Belki de bazı maddi sebepler olabilir” diyerek Mumcu’nun açıklamalarının arkasında ekonomik nedenler bulunabileceğini öne sürdü.





