"Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında hazırlanan çerçeve yasa Genel Kurul aşamasına gelirken, iktidar cephesindeki hesaplar da şekilleniyor. Düzenlemenin yalnızca Meclis'ten geçmesi değil, kamuoyunda nasıl karşılanacağı da AK Parti içinde tartışılan başlıklardan biri.
AK PARTİ'DE 400 OY HESABI
Nefes yazarı Nuray Babacan'ın aktardığı kulis bilgilerine göre AK Parti'deki toplantılarda, 360 milletvekilinin imzasıyla Meclis gündemine taşınan düzenleme için 400 oy hedefi üzerinde duruluyor.
Yasanın af niteliği taşıması nedeniyle en az 360 oyla kabul edilmesi gerektiği değerlendirilirken, 400 milletvekilinin desteğinin ise siyasi açıdan bir "psikolojik eşik" olarak görüldüğü ifade edildi. İktidar cephesinde bu sayıya ulaşılması halinde düzenlemenin toplumda daha geniş bir uzlaşmayla kabul edildiği görüntüsünün verilebileceği ve "PKK'lılara af çıkarıldı" algısının önüne geçilebileceği hesabı yapılıyor.
DEM PARTİ'NİN İTİRAZLARI SONRASI DEĞİŞİKLİK
Babacan, teklifin yaklaşık bir hafta önceki halindeki bazı maddelerin DEM Parti'de rahatsızlık yarattığını da aktardı. Ardından yapılan temaslarla bazı değişikliklere gidildiği öne sürüldü. Buna göre siyaset yasağının 5 yıl yerine 2 ve 3 yıl olarak kademelendirilmesi sağlanırken, Avrupa'da yaşayanlara yönelik bazı kolaylıklar da düzenlemeye eklendi.
Öte yandan çok sayıda hükmün uygulanmasının kurul onayına bağlanması da tartışılan konular arasında. Bu yapının DEM Parti'yi iktidara bağımlı hale getirebileceği ve kurula verilen yetkilerin yeni tartışmalar yaratabileceği değerlendiriliyor.
BAHÇELİ'NİN "UMUT HAKKI" ÇIKIŞI RAHATSIZLIK YARATTI
Süreç yasasının kamuoyuna nasıl anlatılacağı üzerinde çalışılırken MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin yeniden gündeme getirdiği "umut hakkı" çıkışı, AK Parti cephesinde rahatsızlık yarattı. Babacan'ın aktardığına göre AK Partililer, düzenlemeyi topluma anlatmaya yönelik bir strateji oluşturmaya çalışırken Abdullah Öcalan üzerinden yeni bir tartışmanın başlamasından hoşnut olmadı.
Bahçeli'nin yaklaşık iki ay önce Öcalan'a statü ve umut hakkının gündemde olmadığını söylediğine işaret edilirken, iktidar kurmaylarının Selahattin Demirtaş'ın tahliyesi veya kayyum atanan belediyelerde başkanların görevlerine dönmesi konusunda aynı ölçüde sorun görmediği, ancak umut hakkı konusunda farklı bir tutum sergilediği ifade edildi.





