Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki yıllık ticaret hacminin 205 milyar avroya ulaştığını belirterek, Türkiye'nin AB'nin yeni sanayi stratejilerine eşit ortak olarak dahil edilmesi gerektiğini söyledi. Bolat, özellikle otomotiv sektöründeki güçlü entegrasyona dikkati çekerek, “Made in EU” girişiminin Türkiye'yi en baştan itibaren kapsaması gerektiğini vurguladı.

TÜRKİYE-AB TİCARET HACMİ 205 MİLYAR AVROYA ULAŞTI

Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve AB Komisyonu'nun Ticaretten Sorumlu Üyesi Maros Sefcovic, Brüksel'de düzenlenen Türkiye-AB Üçüncü Yüksek Düzeyli Ticaret Diyaloğu Toplantısı'nın ardından basına açıklamalarda bulundu.

AB-Türkiye üst düzey ticaret diyaloğunun ve 30 yıldır yürürlükte olan Gümrük Birliği'nin karşılıklı ekonomik entegrasyon açısından büyük önem taşıdığını belirten Bolat, toplantıda Gümrük Birliği'nin uygulanması ve ticarette yaşanan aksaklıklar dahil birçok konunun ele alındığını bildirdi.

Görüşmelerin yapıcı, verimli ve kapsamlı geçtiğini ifade eden Bolat, Türkiye ile AB arasındaki ekonomik ilişkilerin onlarca yıllık süreçte giderek bütünleştiğini söyledi.

Tedarik zincirlerinin iç içe geçtiğine işaret eden Bolat, Türkiye'nin artık yalnızca AB'nin bir ticaret ortağı olmadığını, aynı zamanda Avrupa'nın üretim ekosisteminin ve tedarik zincirinin güçlü ve vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini kaydetti.

Türkiye'nin en büyük ticaret ortağının AB olduğunu hatırlatan Bolat, Türkiye'nin de AB'nin beşinci büyük ticaret ortağı konumunda bulunduğunu belirtti.

Bolat, iki taraf arasındaki yıllık toplam ticaret hacminin 205 milyar avroya ulaştığını, son 5 yıldaki toplam ticaret hacminin ise 900 milyar avroyu bulduğunu ifade etti.

“TÜRKİYE, AB'NİN YENİ SANAYİ STRATEJİLERİNE ENTEGRE EDİLMELİ”

Türkiye ile AB arasındaki ekonomik bütünleşmenin daha da güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Bolat, AB ve üye ülkelerinin mevcut ekonomik ilişkilerin önemini dikkate alması gerektiğini söyledi.

Bolat, “Türkiye, AB'nin yeni sanayi stratejilerine tamamen entegre edilmelidir. Türkiye, bu stratejilerin dışında bırakılmamalıdır.” ifadelerini kullandı.

Üst düzey ticaret diyaloğunda mevcut sorunların çözümüne ve yeni işbirliği imkanlarının geliştirilmesine odaklandıklarını belirten Bolat, Sefcovic ile yürüttükleri işbirliğinin görüşmelere yeni bir ivme kazandırdığını dile getirdi.

Karşılıklı saygı, açık iletişim ve çözüm odaklı yaklaşımın ilişkilerin geleceği açısından önem taşıdığını ifade eden Bolat, Gümrük Birliği kapsamındaki ekonomik ilişkilerin yeşil ve dijital dönüşüm süreçleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

Sınırda karbon düzenlemesi ve e-ticaret gibi alanlarda önemli çalışmalar yürütüldüğünü hatırlatan Bolat, iki tarafın ortak zorluklara birlikte çözüm üretmesi ve ekonomik entegrasyonu daha ileriye taşıması gerektiğini belirtti.

Bolat, Türkiye ile AB'nin yeşil ve dijital dönüşüm ile döngüsel ekonomiye geçiş konusunda önemli bir potansiyele sahip olduğunu, birlikte daha dayanıklı tedarik zincirleri oluşturabileceklerini ifade etti.

“MADE IN EU” GİRİŞİMİ OTOMOTİV SEKTÖRÜNÜ NASIL ETKİLEYECEK?

AB'nin Sanayi Hızlandırma Yasası ve “Made in EU” girişiminin Türkiye'nin otomotiv sektörüne olası etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bolat, iki taraf arasında özellikle otomotiv alanında güçlü bir sanayi entegrasyonu bulunduğunu söyledi.

Gümrük Birliği sayesinde Türkiye ve AB'nin otomotiv sektöründe karşılıklı bağımlılık içinde olduğunu belirten Bolat, yıllık 205 milyar avroluk ticaretin yüzde 26'sını otomotiv ticaretinin oluşturduğunu ve bu tutarın 55 milyar avroya ulaştığını bildirdi.

AB otomotiv sektörünün Türkiye'de önemli yatırımları bulunduğunu ifade eden Bolat, Türkiye'deki otomotiv üretiminin yüzde 75'inin AB şirketleri, girişimleri ve bunların Türkiye'deki iştiraklerine ait olduğunu kaydetti.

Hem araç hem de parça üretiminde iki tarafın güçlü biçimde bütünleştiğini vurgulayan Bolat, Türkiye ile AB arasındaki sanayi ilişkisinin yeni düzenlemelerde dikkate alınması gerektiğini söyledi.

Türkiye ile AB arasındaki entegrasyonun sürdürülebilir, dengeli ve kazan-kazan ilkesine dayandığını belirten Bolat, “Made in EU” girişiminin Türkiye'yi başlangıçtan itibaren eşit ortak olarak değerlendirmesinin iki tarafın da çıkarına olacağını dile getirdi.

SEFCOVIC: TÜRKİYE, AB İÇİN KİLİT BİR ORTAK

AB Komisyonu'nun Ticaretten Sorumlu Üyesi Maros Sefcovic de Türkiye'nin AB açısından kilit bir ortak olduğunu ve ticaret hacminin büyümeyi sürdürdüğünü söyledi.

Gümrük Birliği sayesinde karşılıklı mal ticaretinin 2025'te yaklaşık 218 milyar avroyla rekor seviyeye ulaştığını belirten Sefcovic, hizmet ticaretinin de 40 milyar avroyu aştığını ifade etti.

Türkiye'nin AB ile Gümrük Birliği ilişkisi bulunan tek büyük ekonomi olduğunu hatırlatan Sefcovic, iki tarafın işletmeleri arasında güçlü bağlar bulunduğunu ve birçok sektörde tedarik zincirlerinin iç içe geçtiğini kaydetti.

Türk ve Avrupalı iş dünyası temsilcilerinin Gümrük Birliği'nin güncellenmesini güçlü biçimde desteklediğini belirten Sefcovic, yeşil ve dijital dönüşüm alanlarında daha yakın işbirliği talep edildiğini aktardı.

Sefcovic, Türkiye'nin Dış Ticarette Risk Esaslı Kontrol Sistemi'nde (TAREKS) çeşitli şeffaflık önlemlerini uygulamaya koyduğunu ve bu adımların AB'li ihracatçıların sistemi kullanmasını kolaylaştıracağını söyledi.

Yetkilendirilmiş yükümlü programlarının karşılıklı tanınmasına ilişkin anlaşmaya varıldığını da bildiren Sefcovic, bu sayede iki tarafın güvenilir kabul ettiği işletmelerin mallarının sınırlardan daha hızlı geçmesinin ve gümrük işlemlerinin kolaylaşmasının hedeflendiğini ifade etti.

TÜRKİYE VE AB'DEN TİCARET ENGELLERİNİ AZALTMA ADIMI

Toplantının ardından yayımlanan ortak açıklamada, Türkiye-AB ticari ilişkilerinin stratejik önemi vurgulanırken büyüme, rekabet gücü ve dayanıklı değer zincirlerinin geliştirilmesi konusunda ortak çıkarlar bulunduğu belirtildi.

Gümrük Birliği'nin önemine işaret edilen açıklamada, her iki taraftaki şirketler için iş ortamının iyileştirilmesine yönelik somut adımların ele alındığı kaydedildi.

Açıklamada, TAREKS kapsamındaki ithalat kontrollerine ilişkin ticaret engelinin kaldırıldığı ve uygulamada AB şirketlerinin karşılaştığı sorunların çözümü için yapıcı işbirliğinin sürdürüleceği bildirildi.

Türkiye'nin AB'nin yeni Makine Yönetmeliği'ne uyumunu tamamlamasının, Gümrük Birliği kapsamında malların teknik engeller olmadan serbest dolaşımı açısından önemli bir adım olduğu ifade edildi.

Tarafların yetkilendirilmiş yükümlü programlarının karşılıklı tanınmasına ilişkin anlaşmanın uygulanmasını ilerletme niyetlerini teyit ettiği belirtilen açıklamada, elektronik imzaların karşılıklı tanınması konusunda teknik çalışma yürütülmesinde de mutabakata varıldığı aktarıldı.

Kamu alımları, döngüsel ekonomi, iş insanlarının hareketliliği, dijital ticaret ve teknik mevzuat uyumu gibi alanlarda yeni işbirliği imkanlarının da değerlendirildiği belirtilerek, daha öngörülebilir, şeffaf ve karşılıklı fayda sağlayan ticari ilişkiler için somut çözümler üzerinde çalışılacağı vurgulandı.

Kaynak: AA