Macaristan’da tarihi bir seçim geride kalırken, gözler bu sonucu getiren isimde: Peter Magyar. Uzun yıllar Viktor Orbán’ın partisi Fidesz’in içinde yer alan Magyar, sistemin içinden çıkıp muhalefetin en güçlü figürlerinden biri haline geldi.
SİSTEMİN İÇİNDEN GELDİ, KARŞISINA GEÇTİ
Magyar, Hukuk Fakültesi yıllarında ve ardından genç bir avukat olarak Orbán’ın partisi Fidesz’in gençlik kollarında çalıştı.
2003 yılında, daha sonra Macaristan Adalet Bakanı olacak Judit Varga ile evlendi. Devlet kurumlarında yöneticilik yapan Magyar, uzun süre sistemin önemli bürokratlarından biri olarak görev aldı.
Ancak Şubat 2024’te patlak veren bir af skandalı, onun siyasi yolunu tamamen değiştirdi. Varga’nın da karıştığı çocuk istismarı davası sonrası Magyar, Orbán çevresinden uzaklaştı.
BİR PODCAST İLE ÜLKE GÜNDEMİNE OTURDU
BBCTürkçe’nin haberine göre o döneme kadar geniş kitlelerce tanınmayan Magyar, katıldığı bir podcast yayınıyla ülke gündemine oturdu. Yayında, Macaristan’daki yolsuzlukları, karanlık ilişkileri ve hükümetin zayıf yönlerini soğukkanlı bir dille anlatması, büyük yankı yarattı.
Bu çıkışın ardından 15 Mart 2024’te Fidesz ve hükümet çevreleriyle tüm bağlarını koparan Magyar, siyasete gireceğini açıkladı.
KISA SÜREDE BÜYÜK YÜKSELİŞ
Seçimlere kısa süre kala yeni bir parti kurmak yerine, atıl durumdaki bir yapıyı devralan Magyar, Tisza Partisi’ni güçlü bir muhalefet hareketine dönüştürdü.
Haziran 2024’te yapılan Avrupa Parlamentosu seçimlerinde yüzde 29 oy alarak ikinci olan parti, Magyar’ın kısa sürede yakaladığı yükselişi gözler önüne serdi.
VAATLERİ DİKKAT ÇEKİYOR
Peter Magyar, iktidara gelmeleri halinde yalnızca hükümeti değil, mevcut sistemi de değiştireceklerini savunuyor.
Açıkladığı planlar arasında:
- AB ile ilişkilerin normalleştirilmesi
- Hukuk devleti uygulamalarına dönüş
- Başbakanlık süresinin iki dönemle sınırlandırılması
- Olağanüstü hal uygulamasının kaldırılması
- Devlet kurumlarında kapsamlı kadro değişimi
- Yolsuzlukla mücadele için özel bakanlık kurulması gibi başlıklar yer alıyor.
Magyar ayrıca, geçmişte dağıtılan kamu kaynaklarının inceleneceğini ve usulsüzlük tespit edilirse geri alınacağını vurguluyor.





