Gerek işveren baskısı gerekse "bugünü kurtarma" telaşıyla primlerini asgari ücretten yatıranlar, emeklilik dilekçesini verdiklerinde büyük bir şokla karşılaşacak. Uzmanlar, "Bugün cebinizde kalan üç kuruş, yarın emekli maaşınızdan çalıyor" diyerek tarihi bir uyarıda bulunuyor.

Emeklilik planlaması, saçlara ak düştüğünde değil, ilk sigorta girişinin yapıldığı gün başlar. Ancak Türkiye'deki genel eğilim, primleri hep "taban" seviyesinden ödemek yönünde. Hal böyle olunca, çalışma hayatı boyunca asgari ücretten prim yatıran bir vatandaşın, emekli olduğunda "en düşük emekli aylığı" haricinde bir maaş alması matematiksel olarak imkansız hale geliyor. İşte SGK verilerine yansıyan o acı tablo ve çözüm yolları.

Atm 6

TAVAN YÜKSELDİ AMA ÖDEYEN YOK

Yeni düzenlemeyle birlikte prime esas kazanç tavanı yükseltildi. Bu, geliri yüksek olanların gelecekte çok daha yüksek emekli maaşı alabilmesi için bir fırsat. Ancak istatistikler, bu fırsatın kullanılmadığını gösteriyor. Özellikle Bağ-Kur cephesinde durum vahim. Kendi işinin patronu olan milyonlarca esnaf, gelir beyanında kendini "asgari ücretli" gibi gösteriyor. Bu durum, SGK'nın kasasına giren parayı azalttığı gibi, esnafın kendi geleceğini de ateşe atması anlamına geliyor.

GERÇEK MAAŞINIZI GİZLEMEYİN

SSK'lı çalışanlar içinse tehlike "çift bordro" uygulamasında yatıyor. İşverenler, maliyeti düşürmek için maaşın bir kısmını bankadan asgari ücret olarak, üzerini ise elden veriyor. Çalışan o an eline geçen net paraya baksa da, SGK'ya bildirilen tutar düşük kaldığı için emeklilik kumbarası dolmuyor. Uzmanlar, "Yüksek emekli maaşı istiyorsanız, gerçek kazancınız üzerinden prim yatırılmasını sağlayın, aksi halde emeklilikte faturası çok ağır olur" uyarısını yineliyor.

Kaynak: Haber Merkezi