Lozan Mübadilleri Vakfı ve Çatalca Belediyesi öncülüğünde kurulan Mübadele Müzesi, Yunanistan’dan Türkiye’ye göç eden Türklerin, göçten önceki ve sonraki yaşam biçimlerini şimdiki kuşaklara tanıtıyor.
MÜZENİN TARİHİ
Çatalca Mübadele Müzesi, müze ana bina, mübadele meydanı ve kültür evi olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır. Müze ana binası, 1913-1923 arasında taverna olarak hizmet vermiştir. Mübadele öncesinde Taverna olarak Yannis adında bir Rum tarafından işletildiği söylenmektedir. Daha sonra yapı hazineye devrolmuş ve Ziraat Bankası olarak hizmet vermeye başlamıştır. Ziraat Bankası 1961 yılında yapıyı Fikret Tatari’ye satmıştır. Bu dönemde binada biçki, dikiş kursu verilmiştir. Yapı 1967 yılında Kamil Ölçer tarafından satın alınmıştır ve halen Kamil Ölçer’in varisleri olan Ersan Ertuğrul Ölçer, Ertuğ ve Erdağ Ölçer’in mülkiyetindedir. Son olarak Ölçer ailesi yapıyı Mübadele Müzesi olarak kullanılmak üzere Lozan Mübadilleri Vakfına tahsis etmiştir.
GEÇMİŞİN İZLERİ BU MÜZEDE
Mübadil aileler, aile büyüklerinin fotoğraflarını, giysilerini, mutfak gereçlerini, mektuplarını, yazılı belgelerini, ev eşyalarını hatta yemek tariflerini müze koleksiyonuna bağışladığını söyleyen Çatalca Kültür ve Turizm Derneği ile İBB Kültür Sanat Komisyonu Başkanı Ahmet Rasim Yücel “Müzede sergilenen objeler arasında çeyizlikler büyük yer tutmaktadır. El dokuması çarşaflar, kanaviçe işli perdelik pamuk dokuma kumaşlar, yastık kılıfları, masa örtüleri, nakış işi süslemeler o güne ışık tutmaktadır. Müzik ile ilgili bölümlerde Selanik doğumlu ünlü bestekâr Faiz Kapancı’nın udu, mandolin, darbuka, nota defteri yer almaktadır. Mutfak ve ev eşyaları arasında sedef saplı kaşıklar, bakır sahan, tava, tepsi, ibrik “tek” ölçüsünde rakı kadehi, porselen çay takımı, toprak küpler, demir ütüler, gaz lambaları, cam çekiçleri bulunmaktadır. Müze de, aynı zamanda mübadele tarihiyle ilgili belgelerin toplandığı bir arşiv var. Dolayısıyla pek çok aile, kendi kökleriyle ilgili bilgilere bu sayede ulaşabilir. Mübadeleyle ilgisi olmayanlar da ülkenin yakın geçmişindeki bu zorunlu göçe dair okul kitaplarında anlatılmayan hayatları öğrenebilir” dedi.
(ATAKAN BOZKUŞ)





