CHP'li Serkan Özcan, Cumhuriyet’ten İklim Öngel’in sorularını yanıtladı. Serkan Özcan, partiye yönelik operasyonların “iktidar değişimi”yle bağlantılı olduğu ifade etti ve “Ülke iktidar değişimine hazırlanıyor. Birçok sancıyı bu nedenle yaşıyoruz. Çünkü değişim, bu tür sancıların yaşandığı dönemlerden sonra gelir. Çok güçlü bir siyasi liderlik, kadro ve yenilik talebi var. O yüzden ben yeni partinin iktidar olacağını düşünüyorum” dedi.
Özcan'ın röportajından öne çıkan kısımlar ise şöyle oldu:
- Kamuoyu yoklamalarında Özel’in kuracağı parti AKP’nin üzerinde çıkıyor. Kamuoyuna yansıtılan bu ama kamuoyu gerçekten bu mu?
Millet mücadele etmemizi emretti, mücadele ettik. Millet bugün “Mücadeleyi yeni partiyle sürdürün” derse öyle yapılmalı. Tüm kapılar kapanırsa başka bir yol bulmak dışında bir çare yok. İş o noktaya gelirse yeni parti Türkiye’nin en güçlü siyasi hareketlerinden birine dönüşür.
- Yeni parti Kemal Bey’in CHP’sinden daha çok oy alabilir ama iktidar olur mu?
Türkiye’de değişim dinamiği çok güçlü, ülke iktidar değişimine hazırlanıyor. Birçok sancıyı da bu nedenle yaşıyoruz. Çünkü değişim, bu tür sancıların yaşandığı dönemlerden sonra gelir. Ortada çok güçlü bir siyasi liderlik, çok güçlü kadrolar ve çok büyük bir yenilik talebi var. O yüzden ben, evet, yeni partinin iktidar olacağını düşünüyorum.
- Yeni parti kalıcı bir proje mi yoksa seçime girmek için veya CHP’ye dönünceye kadar geçici bir araç olarak mı kurgulanıyor?
Şu anda CHP Genel Başkanlığı’nın da Sayın İmamoğlu’nun da temel konsantrasyonu Türkiye’yi normalleştirecek yargı kararının alınarak partinin seçilmiş yönetime devredilmesidir.‘
"SİYASİ YARIŞ DEMOKRASİ İLE OTOKRASİ ARASINDA"
- Bu gerçekleşmezse yeni partinin kurulacağı biliniyor, bunun çerçevesi ve çizgisi de konuşuluyor olmalı...
Elbette konuşuyoruz, “konuşmuyoruz” dersek çocuk kandırmak olur. Çünkü riski görüyoruz. İktidar eliyle CHP’de seçilmiş yönetimin hakkı teslim edilmeyebilir. Ancak mücadeleyi yargı yoluyla her şeye rağmen kazanma azmi içerisindeyiz. Tek bildiğimiz yeni partinin toplumun tamamını kucaklayan, kapsayıcı, Türkiye’nin alışagelmiş, ideolojik sınırları içerisine sıkışmamış olması gerektiği. Bugün siyasi yarış ideolojiler arasında değil, demokrasi ve otokrasi taraftarları arasında olacak. Önümüzdeki ilk seçimde milletin önüne konacak sandıkta tek bir tercih var: “Türkiye Sayın Erdoğan’ın kurduğu otokrasiyle mi devam etsin yoksa demokratik kodlarla siyaset yapılan bir yer mi olsun”. Çizgimiz, demokratik kapsayıcılık çizgisi, otokrasiye, bu kara düzene karşı olma çizgisi. Bunun içine ideoloji koymuyorum. Elbette ideolojiler var ama bugünün ihtiyacı demokratik kapsayıcılık.
"SİYASETÇİLERİN BÜYÜK KISMININ ÖZGÜR ÖZEL İLE HAREKET EDECEĞİNE İNANIYORUM"
- Belediye başkanları ile milletvekillerinin ne kadarının yeni partiye geçeceği de çokça tartışılıyor. Siz ne görüyorsunuz?
Millet, haksızlığı, hukuksuzluğu nasıl görüyorsa aynı şekilde bulunduğu şehirdeki milletvekiline, belediye başkanına da yansıtıyor. Özellikle yerelde siyaset yapanların kendilerine istikamet belirlerken asla vazgeçmeyecekleri rehber, bulundukları yerdeki insanlar. Ben belediye başkanlarının vatandaşın bu ağır, güçlü tepkisini çok net biçimde gördüğüne eminim. O nedenle örgütün, kadroların, siyasetçilerin büyük kısmının Özgür Özel ile birlikte hareket edeceğine inanıyorum.





