Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara ATO Congresium'da düzenlenen 2. İletişim Şûrası'nda gündeme ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. İletişim alanındaki dönüşümden yapay zekâya, dezenformasyonla mücadeleden deprem sürecinde yaşanan tartışmalara kadar birçok başlığa değinen Erdoğan, dijital çağın getirdiği risklere karşı Türkiye'nin güçlü bir iletişim altyapısı oluşturmayı hedeflediğini söyledi.
425 UZMAN 16 ÇALIŞMA GRUBUNDA GÖREV ALDI
Şûra hazırlıklarının yaklaşık bir buçuk yıllık yoğun bir çalışmanın ürünü olduğunu belirten Erdoğan, kamu kurumları, üniversiteler, medya kuruluşları, sivil toplum örgütleri ve özel sektör temsilcilerinin sürece katkı sunduğunu ifade etti.
Erdoğan, 425 uzmanın 16 farklı çalışma grubunda görev aldığını belirterek, kamu diplomasisi, yapay zekâ, iletişim hukuku, dezenformasyonla mücadele, afet ve kriz iletişimi ile dijital platformlar gibi birçok başlıkta kapsamlı çalışmalar yürütüldüğünü söyledi. Hazırlanan raporların ve sonuç bildirgesinin Türkiye'nin iletişim vizyonuna önemli katkılar sağlayacağını dile getirdi.
"BİLGİYE ERİŞİM HIZLANDI, RİSKLER DE ARTTI"
İletişim teknolojilerindeki hızlı değişime dikkat çeken Erdoğan, dijitalleşmeyle birlikte bilgiye ulaşmanın kolaylaştığını ancak bunun beraberinde yeni tehditleri de getirdiğini ifade etti.
Yapay zekâ teknolojilerinin eğitimden sağlığa, ulaşımdan ticarete kadar birçok alanda önemli kolaylıklar sağladığını belirten Erdoğan, iletişim araçlarının insanların düşünce biçimlerini de etkilediğini söyledi.
"OLGU VE ALGI ARASINDAKİ MAKAS GİDEREK AÇILIYOR"
Sosyal medya platformlarının toplumların olaylara bakışını yönlendirdiğini ifade eden Erdoğan, algoritmaların kamuoyu üzerinde ciddi etki oluşturduğunu savundu.
"Olgu ve algı arasındaki makas giderek açılıyor." diyen Erdoğan, hakikatin dezenformasyon ve manipülasyon nedeniyle zarar gördüğünü belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, iletişimin temel amacının doğru ve güvenilir bilgiyi en kısa sürede vatandaşlara ulaştırmak olduğunu vurguladı.
DEPREM SÜRECİNDE DEZENFORMASYON VURGUSU
Konuşmasında 6 Şubat depremleri sürecine de değinen Erdoğan, afet döneminde yoğun bir dezenformasyon kampanyası yürütüldüğünü öne sürdü.
Yalan haberler, provokasyonlar ve algı operasyonlarıyla devlet kurumlarının hedef alındığını savunan Erdoğan, sahada görev yapan kamu personelinin emeklerinin görmezden gelindiğini söyledi.
"MİLLETİMİZİN İYİ NİYETİ İSTİSMAR EDİLDİ"
Deprem sürecinde vatandaşların yardım duygularının kötüye kullanıldığını ifade eden Erdoğan, resmî kurumların çeşitli iddialarla yıpratılmaya çalışıldığını belirtti.
Toplumu paniğe sevk etmeye yönelik çok sayıda paylaşım yapıldığını dile getiren Erdoğan, devlet ile millet arasında güvensizlik oluşturulmasının hedeflendiğini söyledi.
"ÇARPIK İLİŞKİLER TEK TEK ORTAYA ÇIKIYOR"
Son dönemde ortaya çıkan bilgi ve belgelerin deprem döneminde yaşanan gelişmeleri gözler önüne serdiğini belirten Erdoğan, farklı kesimlerden birçok ismin aynı doğrultuda hareket ettiğini iddia etti.
"Kimlerin kimlerle hangi çarpık ilişkiler içinde olduğu tek tek ortaya çıkıyor." diyen Erdoğan, yargının gerekli adımları attığını ifade etti.
"FIRSATÇILIK YAPANLAR HESAP VERİYOR"
Depremi siyasi ve ekonomik çıkar amacıyla kullandığını öne sürdüğü kişilerin yargı önünde hesap verdiğini söyleyen Erdoğan, hukuk çerçevesinde gereken tüm işlemlerin kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.
"Bundan böyle bu ülkede gerilimden, kutuplaşmadan ve korku yaymaktan medet umanların devletin imkânlarını hedef almasına fırsat vermeyeceğiz." ifadelerini kullandı.
"DEZENFORMASYON MİLLÎ GÜVENLİK SORUNUDUR"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dezenformasyonun yalnızca yanlış bilgi yaymaktan ibaret olmadığını belirterek bunun toplumsal birlik ve güven duygusunu zedeleyen önemli bir tehdit hâline geldiğini söyledi.
Bu nedenle dezenformasyonla mücadeleyi millî güvenlik meselesi olarak değerlendirdiklerini ifade eden Erdoğan, bu alandaki çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini kaydetti.
DİJİTAL EGEMENLİK HEDEFİ
Türkiye'nin dijital egemenliğini güçlendirmeyi öncelikli hedeflerinden biri olarak gördüklerini belirten Erdoğan, güçlü ve güvenli iletişim altyapısının bunun temel unsurlarından biri olduğunu söyledi.
İletişimin yalnızca teknolojiyle sınırlı olmadığını ifade eden Erdoğan, geleneksel medya ile dijital platformlarda etkin varlık göstermenin zorunluluk hâline geldiğini dile getirdi.
"ASIL BAŞARI HAKİKATTEN TAVİZ VERMEMEKTİR"
İletişimde başarının sadece görünür olmakla ölçülemeyeceğini söyleyen Erdoğan, insan onurunu, mahremiyeti ve hakikati koruyan bir iletişim anlayışının esas alınması gerektiğini belirtti.
Mahremiyetin giderek aşındığı dijital çağda güven veren bir iletişim ekosistemi oluşturmayı hedeflediklerini ifade eden Erdoğan, medeniyet değerlerinden beslenen özgün bir iletişim modeli geliştirmeye devam edeceklerini söyledi.
TÜRKİYE'NİN YUMUŞAK GÜCÜNE VURGU
Türkiye'nin bugün kendi uydu altyapısıyla milyarlarca insana ulaşabildiğini belirten Erdoğan, yerli yapım film, dizi ve belgesellerin uluslararası alanda ilgi gördüğünü söyledi.
Uluslararası kamuoyunun artık Türkiye'yi kendi kültürel üretimleri üzerinden tanıdığını ifade eden Erdoğan, bunun ülkenin yumuşak gücünü artıran önemli bir kazanım olduğunu dile getirdi.
"TÜRKİYE YÜZYILI VİZYONUNU BİRLİKTE İNŞA EDECEĞİZ"
Konuşmasının sonunda 2. İletişim Şûrası'nın iletişim politikalarına yön verecek önemli bir platform olduğunu belirten Erdoğan, İletişim Başkanlığının stratejik iletişimden yapay zekâya kadar geniş bir alanda yürüttüğü çalışmaları önemsediklerini söyledi.
Şûra'nın hazırlanmasında emeği geçen tüm kurum ve katılımcılara teşekkür eden Erdoğan, hazırlanacak sonuç bildirgesinin Türkiye'nin iletişim vizyonuna yeni katkılar sunmasını temenni etti.





