Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti kimliğine sahip olan hiç kimsenin bu vatan toprağında misafir, kiracı, sığıntı veya üvey evlat olmadığını vurgulayarak, herkesin bu devletin eşit derecede sahibi ve asli unsuru olduğunu belirtti. Devletin belli bir zümrenin değil, 86 milyonun tamamının olduğunu ifade eden Erdoğan, AK Parti'nin kuruluşundan bu yana kutuplaştırma değil, kucaklaştırma ve normalleşme mücadelesi verdiğini dile getirdi.
BAŞÖRTÜSÜ BU TOPRAKLARIN NORMALİDİR
Başörtüsünün on yıllar boyunca engellenen bir mesele olduğunu hatırlatan Erdoğan, başörtüsünü yasaklamanın ve Anadolu kadınının giyim kuşamına hor bakmanın toplumu germek olduğunu söyledi. Başörtüsüne karşı kin kusan "marjinal, cahil ve geri kafalı bazı fosiller" olduğunu ifade eden Erdoğan, Türkiye'nin bu meseleyi artık geride bıraktığını ve normalleştiğini vurguladı. Erdoğan, başörtüsünün belli bir ideolojinin değil, bin yıllık bir normalin sembolü olduğunu belirtti.
KİMSE BİZE ÖZ YURDUMUZDA HUSUMET BESLEYEMEZ
Türkiye'de yaşayan herkesin birlik ve beraberlik içinde olduğunu ifade eden Erdoğan, kendilerinden farklı düşünenlere husumet beslemediklerini ancak kimsenin de kendilerine husumet besleyemeyeceğini ve parmak sallayamayacağını söyledi. Millet fertleri arasında ayrımcılık yapmaya çalışanların Türkiye düşmanlarına hizmet ettiğini belirten Erdoğan, bu tür davranışların ne hadleri ne de hakları olduğunu ifade etti.
SİYASİ FARKLILIKLAR BİZİ DÜŞMANLAŞTIRMAMALI
Siyasetin uzlaşma ve ortak zeminde buluşma çabası olduğunu vurgulayan Erdoğan, siyasi farklılıkların insanları birbirine hasım yapmaması gerektiğini belirtti. Farklı siyasi görüşlerden olunsa dahi aynı vatanın ve çoğu zaman aynı ailelerin çocukları olunduğuna dikkat çeken Erdoğan, siyasi rekabetin husumete dönüştürülmemesi gerektiğini söyledi. Erdoğan ayrıca, siyasi rekabeti kutuplaştırmaya dönüştüren tarafın en başından beri Cumhuriyet Halk Partisi olduğunu iddia etti.





