Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu temaslarını tamamladığı New York'taki Türkevi'nde gazetecilerle bir araya geldi.
Dış politika, savunma sanayisi ve iç gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Erdoğan, BM reformundan Gazze'ye, Hürmüz Boğazı'ndan F-35 programına, Terörsüz Türkiye sürecinden sermaye piyasalarındaki soruşturmalara kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.
BM 81. Genel Kurulu'nun "Güveni Yeniden İnşa Etmek, Dönüşümü Yönetmek" temasıyla gerçekleştirildiğini belirten Erdoğan, Türkiye'nin çok taraflılığa desteğini vurguladığını ve daha kapsayıcı, adil ve etkili bir küresel sisteme ihtiyaç bulunduğunu ifade etti.
New York'taki temasları kapsamında çok sayıda devlet ve hükümet başkanıyla görüştüğünü belirten Erdoğan, ABD'nin önde gelen iş çevreleri ve düşünce kuruluşlarıyla da toplantılar gerçekleştirdiğini söyledi. Türkiye ile ABD arasındaki diplomatik ilişkilerin gelecek yıl 100. yılını dolduracağını hatırlatan Erdoğan, 2027'nin ikili ilişkiler açısından önemli bir yıl olacağını kaydetti.
BM REFORMU ÇAĞRISI: "VETO MEKANİZMASI KALDIRILSIN"
Birleşmiş Milletler'in mevcut yapısının reforme edilmesi gerektiğini belirten Erdoğan, 190'dan fazla ülkenin iradesinin 5 ülkenin veto yetkisiyle sınırlandırılmasının adaletsiz olduğunu söyledi.
Erdoğan, Afrika, Asya, Latin Amerika, İslam dünyası, Avrupa ve diğer bölgelerin kendi tecrübeleri ve iradeleriyle küresel sistemde hakkaniyetli biçimde temsil edilmesi gerektiğini ifade etti.
Veto mekanizmasının kaldırılması ve Genel Kurul'un daha güçlü ve etkin hale getirilmesi gerektiğini savunan Erdoğan, kurulacak yeni yapıda seçilmiş üyelerin belirli sürelerle görev yapabileceğini belirtti.
Erdoğan, "Dünyanın artık yeni duvarlara değil, yeni köprülere ihtiyacı var." dedi.
"TARİHİN DOĞRU TARAFINDA DURDUK"
BM Genel Kurulu'nda 16. kez konuştuğunu hatırlatan Erdoğan, yıllar içinde Suriye, Irak, Ukrayna-Rusya Savaşı, Afrika, Myanmar ve Gazze'de yaşanan gelişmelerin daha önce dile getirdiği sorunları ortaya koyduğunu söyledi.
Erdoğan, uluslararası sistemdeki adaletsizliğin derinleştiğini savunarak, "Bizim meselemiz hiçbir ülkeye karşı olmak değildir. Bizim meselemiz adaletsizliğe karşı olmaktır." ifadelerini kullandı.
HÜRMÜZ BOĞAZI İÇİN SEYRÜSEFER ÖZGÜRLÜĞÜ VURGUSU
Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelerin yalnızca İran ile ABD arasındaki bir mesele olmadığını belirten Erdoğan, boğazın gemi trafiğine kapatılmasına karşı olduklarını söyledi.
Erdoğan, Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer serbestisinin korunmasının şart olduğunu belirterek, bölgedeki gerilimin Avrupa ve Asya'nın yanı sıra enerji piyasaları ve taşımacılığı da doğrudan etkilediğini ifade etti.
Sorunların diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, yeni cepheler yerine yeni diplomasi kanallarının açılması çağrısında bulundu.
KARADENİZ'DE TAHIL KORİDORU İÇİN YENİ DİPLOMASİ
Karadeniz'deki güvenlik sorununa da değinen Erdoğan, Karadeniz'in savaşın bir cephesi olmaması gerektiğini söyledi.
Ticari gemilere yönelik saldırıları kabul etmediklerini belirten Erdoğan, tarafların sorumlu davranması gerektiğini ifade etti.
Erdoğan, yeniden tahıl koridorunun tesis edilmesi için diplomatik girişimleri hızlandırdıklarını, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile konuyu görüştüğünü ve olumlu yanıt aldığını aktardı.
MEKKE SAVUNMA ANLAŞMASI MESAJI
Mekke Savunma Anlaşması'nın doğru yönde atılmış güçlü bir adım olduğunu belirten Erdoğan, böylesine önemli girişimlerin bazı sınamalarla karşılaşmasının şaşırtıcı olmadığını söyledi.
Bölgenin sorunlarına bölgesel çözümler üretecek bir zeminin oluşturulmasının önemine işaret eden Erdoğan, kurumsallaşma çalışmalarının tamamlanmasıyla girişimin daha güçlü şekilde ilerleyeceğini ifade etti.
GAZZE İÇİN "KALICI BARIŞ" VURGUSU
Gazze'de akan kan durmadan ve ateşkes kalıcı hale gelmeden Orta Doğu'ya kalıcı barış gelmeyeceğini belirten Erdoğan, Filistinlilerin kendi topraklarında onurlu bir geleceğe sahip olmasının sağlanması gerektiğini söyledi.
Erdoğan, Gazze'de kalıcı barış, huzur ve istikrar için Hamas dahil tarafların çözüm yönünde adımlar attığını, İsrail'in ise saldırılarını sürdürerek barışı baltaladığını ileri sürdü.
Gazze'de savaşın yeniden başlamasını önleyecek mekanizmaların kurulması, bölgenin imarının hızlandırılması ve Filistinlilerin siyasi geleceğinin güvence altına alınması gerektiğini kaydetti.
F-35 PROGRAMI İÇİN "SOMUT ADIM" BEKLENTİSİ
F-35 programına ilişkin soruyu da yanıtlayan Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump'ın Türkiye'nin programa dönüşü konusunda olumlu bir irade ortaya koyduğunu belirtti.
Erdoğan, bu iradenin artık somut adımlara dönüşmesini beklediklerini ve konuya ilişkin temasların sürdüğünü söyledi.
Türkiye'nin savunma sanayisindeki kendi kabiliyetlerini geliştirmesinin önemine de değinen Erdoğan, KAAN, hava savunma sistemleri ve diğer savunma sanayisi projelerine işaret etti. İngiltere ile Eurofighter konusunda da çalışmaların devam ettiğini belirtti.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİNDE "SORUN YOK" MESAJI
Terörsüz Türkiye sürecinin yaklaşık yarım asırlık bir sorunun sona erdirilmesi açısından önem taşıdığını belirten Erdoğan, sürecin ilgili kurumların kontrolünde adım adım ilerlediğini söyledi.
Örgütün fiilen silah bırakması ve tasfiye sürecinin tamamlanması gerektiğini ifade eden Erdoğan, Meclis'in de yasal çerçeve içinde sürece katkı vereceğini belirtti.
Erdoğan, "Bize yansıyan bir sorun yok. Süreç ilerliyor ve inşallah neticeye de uzak olmayan bir zamanda ulaşacağız." dedi.
IRAK'LA İLİŞKİLERDE KALKINMA YOLU VURGUSU
Irak ile ilişkilerin olumlu bir ivme kazandığını belirten Erdoğan, iki ülke arasında enerji, ticaret ve Kalkınma Yolu Projesi başta olmak üzere çeşitli alanlarda işbirliğinin geliştirilmesinin hedeflendiğini söyledi.
Erdoğan, Irak'ın Sincar bölgesinde Irak hükümetinin otoritesinin hakim olmasının ardından bölgenin kontrolünün nasıl sağlanacağı konusunda görüşmeler yaptıklarını, Başika'nın devri konusunu da ele aldıklarını aktardı.
Türkiye'nin Irak'la artık terör konularından ziyade Kalkınma Yolu, ticaret hacmi, istikrar, huzur ve refah konularını konuşmak istediğini belirtti.
YUNANİSTAN MESAJI: "İLİŞKİLER SEÇİM MALZEMESİ YAPILMAMALI"
Yunanistan'daki seçimlere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, Türkiye'nin Yunanistan'ın iç siyasetiyle ilgilenmediğini söyledi.
Türkiye'nin önceliğinin kendi hakları, güvenliği ve Ege ile Doğu Akdeniz'de barış ve istikrarın korunması olduğunu belirten Erdoğan, "Türkiye Yunanistan'ın düşmanı değildir, komşusudur, NATO şemsiyesi altında müttefikidir." dedi.
Erdoğan, iki ülke ilişkilerinin seçim malzemesi yapılmayacak kadar önemli olduğunu ifade etti.
COP31 İÇİN ANTALYA VURGUSU
Türkiye'nin 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya'da ev sahipliği yapacağı COP31'e ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, iklim değişikliğiyle mücadelenin artık sözden öte somut icraat gerektirdiğini söyledi.
COP31'in gelişmekte olan ülkelerin beklentilerini dile getirebileceği ve somut sonuçların ele alınabileceği bir platform olacağını belirten Erdoğan, iklim finansmanı konusunda gelişmiş ülkelerin sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade etti.
Erdoğan, Antalya'da düzenlenecek COP31'ün iklim değişikliğiyle mücadelede önemli bir kavşak olacağına inandığını söyledi.
SERMAYE PİYASASI SORUŞTURMASI: "SORUMLULUĞU OLAN HESAP VERECEK"
Sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmaya da değinen Erdoğan, sınırlı bir alanda ve belli sayıda fonda ortaya çıkan sorunun finansal sistemin tamamına veya Türkiye ekonomisine yönelik bir risk oluşturmadığını söyledi.
Sermaye piyasası ilkeleri ve hukuk çerçevesinde gerekli adımların atıldığını belirten Erdoğan, ilgili kurumların soruşturmayı sürdürdüğünü ve yargının da kapsamlı bir soruşturma başlattığını ifade etti.
Sorumluluğu bulunan herkesin hukuk önünde hesap vereceğini belirten Erdoğan, sürecin sermaye piyasalarının yapısı gereği hem şeffaf hem de hassas yürütülmesi gerektiğini söyledi.
Erdoğan ayrıca benzer sorunların tekrar yaşanmaması için hukuki ve idari düzenlemeler dahil gerekli tedbirlerin hayata geçirileceğini kaydetti.





