Anayasa Mahkemesi (AYM), Gezi Davası tutuklusu Tayfun Kahraman hakkında verdiği "hak ihlali" kararının gerekçesinde, "Hakkaniyete uygun yargılanma hakkı'ndan kaynaklanan güvencelere uyulmadığı" yönünde görüş bildirdi. Ancak İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Gezi Davası tutuklusu Tayfun Kahraman hakkında, Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) verdiği "hak ihlali" kararı üzerine yapılan yeniden yargılama talebini reddetti.

DÜN AK PARTİ'Lİ ESKİ VEKİL BUGÜN CUMHURBAŞKANININ ESKİ DANIŞMANI

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin verdiği bu karar AK Parti içinde de eleştirilere sebep oldu. Dün AK Parti'li eski milletvekili Şamil Tayyar'ın AYM kararına uymayan mahkemeye 'HSK bu yerel mahkemeyi incelesin' tepkisinin ardından, bugün de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eski danışmanı Prof. Dr. İzzet Özgenç'ten eleştiri geldi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eski hukuk danışmanı, Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof . Dr. İzzet Özgenç, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda konuyla ilgili ilk mesajında şu ifadeleri kullandı: “İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin başkan ve üyeleri ile AZMETTİRİCİLERİ tarafından alınan/alınması sağlanan, 6.11.2025 tarihli ve 2021/178, K. 2022/178 sayılı ek kararla SUÇ işlenmiştir ve işlenmeye devam edilmektedir. HSK tarafından gereğinin yapılması, toplumun beklentisidir.”

'İSTİFA ETMESİ ONURLU BİR DAVRANIŞ VE TOPLUMA ÖNEMLİ BİR MESAJ OLUR'

Prof. Dr. Özgenç daha sonra konuyla ilgili 2 tweet daha atarak AYM'nin konumunu korumak adına AYM Başkanı'nın istifa etmesinin gerektiğini savundu. Konuyla ilgili ikinci mesajında, "Anayasa Mahkemesi Başkanının, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne verdirilen 6.11.2025 tarihli ve 2021/178, K. 2022/178 sayılı ek karar karşısında, İSTİFA etmesi, ONURLU bir davranış ve topluma önemli bir MESAJ olur!" diyen Prof. Dr. Özgenç konuyla ilgili üçüncü mesajında ise şu ifadelere yer verdi:

'BU HUKUKSUZLUĞA İLK TEPKİ ANAYASA MAHKEMESİNDEN GELMELİDİR'

"Yargı gücü kötüye kullanılarak Anayasa Mahkemesi kararının bağlayıcılığının çiğnenmesi ve bu suretle bir kişinin hürriyetinden yoksun bırakılmaya devam edilmesi, açıkça bir ANAYASA İHLÂLİdir. Bu hukuksuzluğa karşı ilk tepkinin Anayasa Mahkemesi tarafından gösterilmesi gerekir. Bu tepki, soyut açıklama şeklinde değil, eylemli olmalıdır. Hukuka dönmek ve Anayasa Mahkemesi’nin saygınlığını korumak için, tepki olarak Başkan derhal İSTİFA etmelidir."

Muhabir: Elif Aksu