İstanbul Büyükşehir Belediyesi dosyasında tartışma bu kez ifade süreçleri üzerinden alevlendi. İş insanı Murat Kapki’nin dilekçesinde yer alan iddialar, soruşturmanın işleyişine dair ciddi soru işaretlerini gündeme getirdi.
TAHLİYE VAADİ İDDİASI GÜNDEMDE
Kapki’nin dilekçesinde, bazı ifadelerini “tahliye edilme umudu” ve “ailesini koruma isteğiyle” verdiğini öne sürmesi dikkat çekti. Bu iddialar üzerine DEM Parti harekete geçti ve konu Meclis gündemine taşındı.
47 SORU MECLİS GÜNDEMİNDE
- İstanbul Büyükşehir Belediyesi soruşturması ve bu soruşturma kapsamında açılan davada, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak üzere ifade veren kişi sayısı kaçtır? Bu kişilerin kaçının ifadesi iddianamede veya esas hakkındaki değerlendirmelerde delil olarak kullanılmıştır?
- Murat Kapki’nin mahkemeye sunduğu dilekçede yer alan, etkin pişmanlık kapsamındaki beyanlarını “tahliye edilme umuduyla” ve “ailesini korumak için” verdiği yönündeki iddialar hakkında Bakanlığınızın bilgisi var mıdır?
- Bir soruşturma veya kovuşturmada, şüpheli ya da sanığa doğrudan veya dolaylı biçimde tahliye vaadinde bulunularak ifade alınması hukuken mümkün müdür?
- Haberde Kapki’nin savcıların kendisine “sen dosyada çok alt sıralardasın, örgütte bile değilsin, anlat ve çık” dediğini iddia ettiği aktarılmaktadır. Bu durum özgür iradeyle beyanda bulunma ilkesiyle bağdaşmakta mıdır?
- Etkin pişmanlık kapsamında verilen ifadelerin geçerliliği açısından, bu beyanların herhangi bir baskı, tehdit, vaat ya da yönlendirme olmaksızın verildiğinin tespiti için hangi usuller uygulanmaktadır?
- Kapki’nin bazı beyanlarının savcılarca önemsenmediği ve tutanağa geçirilmediği yönündeki iddialar hakkında herhangi bir inceleme başlatılmış mıdır?
- Şüpheli veya sanığın anlattığı hususların tutanağa eksik geçirilmesi ya da bilinçli şekilde dışarıda bırakılması halinde bu fiil hangi hukuki ve disipliner sonuçları doğurur?
- Soruşturma evrakında yer almayan, ancak mahkemeye sunulan dilekçede anlatılan hususların doğruluğunu araştırmak üzere savcılık veya HSK tarafından inceleme yapılacak mıdır?
- Bir şüpheli ya da sanığın, ifade sürecinde “ailemin tutuklanmasını engellemek için savcılarla uyum içinde hareket ettim” demesi, baskı ihtimali doğurmaz mı?
- Soruşturma makamlarının, şüpheli veya sanığın yakınları üzerinden dolaylı baskı kurmasının engellenmesine yönelik özel bir denetim mekanizması var mıdır?
- Kapki’nin bazı isimler hakkında anlattıklarının soruşturma tutanaklarına tam yansımadığı iddiası hakkında ne işlem yapılmıştır?
- Kapki’nin belirttiği para hareketlerine el konulmadığı iddiası karşısında neden işlem yapılmamıştır?
- Aynı dosyada bazı kişilerin sanık yapıldığı, bazılarının ise soruşturma dışında bırakıldığı iddiaları hakkında denetim yapılacak mıdır?
- Etkin pişmanlık beyanı veren bir kişinin daha sonra bu beyanları baskı altında verdiğini söylemesi halinde, önceki beyanların delil değeri nasıl belirlenmektedir?
- Ceza yargılamasında etkin pişmanlık kapsamındaki ifadelerin güvenilirliğini test etmek için maddi delillerle doğrulama zorunlu mudur?
- Özgürlüğüne kavuşma umuduyla verildiği iddia edilen bir beyanın başka sanıklar aleyhine kullanılması adil midir?
- Bir şüphelinin “savcılara güvendim, serbest kalacağımı düşündüm” demesi yönlendirme kuşkusu doğurmaz mı?
- SEGBİS kayıtları ile savcılık evrakı arasında fark varsa bu nasıl incelenecektir?
- Kapki’nin avukatsız ifade verdiği iddiası araştırılmış mıdır?
- Avukatsız ifade alınması savunma hakkı açısından sorunlu değil midir?
- “Serbest bırakılacağı” izlenimi verilerek ifade alınması hukuka uygun mudur?
- Bu beklentinin boşa çıkarılması ceza muhakemesinin dürüstlük ilkesiyle bağdaşır mı?
- Kapki’nin sağlık ve ailevi durumları dikkate alınarak tutukluluğun ölçülülüğü değerlendirildi mi?
- Tutukluluğun psikolojik etkileri beyanların güvenilirliğini etkiler mi?
- Büyük dosyalarda etkin pişmanlık beyanlarının yönlendirmeden arındırılması için özel mekanizma var mı?
- İfadelerin medyaya sızdırılması hakkında işlem yapılmış mıdır?
- Bu sızıntılar masumiyet karinesini ihlal etmez mi?
- Savcıların sadece işlerine gelen bölümleri tutanağa geçirmesi “delil seçiciliği” değil midir?
- Bu iddialar nedeniyle savcılar hakkında inceleme başlatılacak mıdır?
- İfade süreçlerinde sesli ve görüntülü kayıt zorunluluğu getirilecek midir?
- Etkin pişmanlık kurumunun kötüye kullanımını önlemek için yeni düzenleme planlanıyor mu?
- Aynı kişiye “örgütte değilsin” denilip sonra ağır suçlamalar yöneltilmesi çelişki değil mi?
- MASAK ve bilirkişi raporlarının denetimi için bağımsız mekanizma var mı?
- Şüpheli lehine olan delillerin toplanmaması “silahların eşitliği” ilkesine aykırı değil mi?
- Son yıllarda baskı ve yönlendirme iddialarına ilişkin istatistik var mı?
- Savcılar hakkında yapılan şikâyet sayısı nedir?
- Bu şikâyetlerin kaçında işlem yapılmıştır?
- Etkin pişmanlık kurumunun “itiraf baskısı” aracına dönüştüğü eleştirileri nasıl değerlendiriliyor?
- Bu dosyadaki beyanlar bağımsız denetime tabi tutulacak mı?
- Mahkemeler bu beyanları ayrıca incelemeli mi?
- Bu konuda bir içtihat veya rehber hazırlanıyor mu?
- Kamuoyuna şeffaf bir açıklama yapılacak mı?
- Bu iddialar doğruysa delil zinciri tartışmalı hale gelmez mi?
- Böyle bir durumda hangi hukuki mekanizmalar devreye girer?
- Baskı altında ifade verilmesini önlemek için reform planı var mı?
- Şüpheli lehine olan unsurların neden dosyada yer almadığı araştırılacak mı?
- Tüm bu iddialar hakkında bağımsız ve etkili bir inceleme başlatılacak mı?
Muhabir: ERHAN ALVEROĞLU





