Yaklaşık üç aydır cezaevinde bulunan Deniz Göktaş için yargılama süreci yeni bir aşamaya geçti. İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki ilk duruşmada uzun bir savunma yapan komedyen, stand-up gösterisindeki dört cümle nedeniyle aylardır hücrede tutulduğunu söylerken gözaltı ve tutuklanma sürecinde yaşadıklarını da anlattı.

'CÜMLE BAŞINA 22 GÜNDÜR HÜCREDEYİM'

3 Temmuz'dan bu yana cezaevinde bulunduğunu belirten Göktaş, tutukluluk koşullarını şu sözlerle anlattı: “Harbiye'de kurduğum 4 cümle ile suçlanıyorum ve kurduğum cümle başına tam 22 gündür hücredeyim.”

Aynı esprileri daha önce Türkiye'nin farklı yerlerinde defalarca yaptığını söyleyen Göktaş, söz konusu dört cümleyi Harbiye'de 5 bin kişiye, daha önceki gösterilerinde ise toplam 100 binden fazla seyirciye söylediğini ifade etti.

KILIÇDAROĞLU İÇİN 'ADETA ZORLA GÖRÜŞTÜRÜLDÜM' DEDİ

Göktaş'ın savunmasında en dikkat çeken bölümlerden biri Kemal Kılıçdaroğlu hakkında anlattıkları oldu. Tutuklanmak üzere adliyede beklediği sırada Kılıçdaroğlu ile görüşmesinin istendiğini söyleyen Göktaş, görüşmeyi reddetmesine rağmen bunun gerçekleştiğini öne sürdü: “Adliyede tutuklanmak için beklerken ters kelepçe yaptıkları yetmiyormuş gibi 3 kez sorulmasına ve reddetmeme rağmen adeta zorla Kemal Kılıçdaroğlu'yla görüştürüldüm.”

Göktaş, daha sonra televizyonda kendi beyanlarının yalanlandığını gördüğünü de savundu.

88 gündür cezaevinde! Deniz Göktaş ilk duruşma öncesi sessizliğini bozdu: 'Kelepçeyi özlemediğim kesin'
88 gündür cezaevinde! Deniz Göktaş ilk duruşma öncesi sessizliğini bozdu: 'Kelepçeyi özlemediğim kesin'
İçeriği Görüntüle

'NİYE TÜRKİYE'YE DÖNDÜN?' DEDİKLERİNİ SÖYLEDİ

Hakkında “yurt dışına kaçtı” şeklinde haberler yapıldığını belirten Göktaş, Türkiye'ye kendi isteğiyle döndüğünü vurguladı. Göktaş, gözaltı sürecinde polislerin kendisine “Deniz sen salak mısın, niye Türkiye'ye döndün?” dediğini öne sürdü.

Görüntüsünün alınacağını fark ettiğinde buna rızası olmadığını söylediğini anlatan komedyen, ardından kendisine ters kelepçe takıldığını ifade etti.

'DİKTATÖR' ŞAKASINI SAVUNDU

Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında kullandığı ifadeler nedeniyle yöneltilen suçlamaya karşı da savunma yaptı. Politik mizahın suç olmadığını savunan Göktaş, “Eğer bu ülkede politik mizah hala yasak değilse benim 'diktatör' şakam da suç değildir” dedi. Göktaş, komedyenlerin siyasi güç sahipleri hakkında mizah yapabilmesinin korunması gerektiğini savunarak geçmişte Ferhan Şensoy'un yaptığı siyasi hicivleri de hatırlattı.

CİMER ŞİKAYETLERİNİ MAHKEMEDE ANLATTI

Hakkında CİMER'e 185 şikayet yapıldığını söyleyen Göktaş, bazı başvurularda sınır dışı edilmesinin hatta idam edilmesinin istendiğini anlattı. Şikayetlerin içeriğini mahkemede mizahi bir dille eleştiren Göktaş, bu başvurular üzerinden hakkında dava açılmasını anlayamadığını söyledi.

'DÖRT KİTAP' VE DALGIÇ ESPRİLERİNİ SAVUNDU

İddianamede yer verilen “dört kitap” esprisine de değinen Göktaş, sözlerinin neden suçlama konusu yapıldığını anlamadığını ifade etti. Haşemalı kadınlara ilişkin olduğu değerlendirilen dalgıç esprisini de savunan Göktaş, amacının haşemalı kadınlara hakaret etmek olmadığını, aksine ayrımcılığı eleştirdiğini söyledi.

Göktaş savunmasının sonunda beraatini ve tahliyesini talep ederek, “Stand-up gösterimin süresinin 24 katı kadar cezaevinde kaldım” dedi.

SAVCIDAN CEZALANDIRMA VE TAHLİYE TALEBİ

Esas hakkındaki mütalaasını açıklayan savcı, Göktaş'ın Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik bazı sözlerinin eleştiri sınırlarını aştığını ve Cumhurbaşkanına hakaret kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Savcı ayrıca gösterideki haşema ve oruçla ilgili şakalara ilişkin CİMER başvurularını da deliller arasında değerlendirdi. Savcılık, Deniz Göktaş'ın üzerine atılı suçlardan cezalandırılmasını ve hükümle birlikte tahliye edilmesini talep etti.

Muhabir: SAFA KAAN ÖZTÜRK