İstanbul, Güngören'de 17 yaşındaki Atlas Çağlayan, 15 yaşındaki başka bir çocuk tarafından bıçaklanarak öldürüldü. Mattia Ahmet Minguzzi cinayetinin yaraları sarılmamışken yaşanan bu olay gündeme oturdu. İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu, yaşanan cinayete sert tepki gösterdi.
'BU GEÇİLEBİLECEK BİR HABER BAŞLIĞI DEĞİLDİR'
Sosyal medyada kullanıcılar, Atlas'ın ailesinin yaşadıkları acıya ve sokaktaki şiddet olayları konusunda yetkililerin tepkisiz kalmalarına isyan ederken bir tepki de Dilek İmamoğlu'ndan geldi.
Dilek İmamoğlu yaptığı açıklamada şöyle dedi:
"17 yaşındaki bir çocuk, 15 yaşındaki bir çocuk tarafından öldürüldü.
Bu cümle, hafifçe geçip gideceğimiz bir haber başlığı değildir.
Bu cümle, hepimizin omuzlarına çöken ağır bir sorumluluktur.
Koruyamadığımız, güvenli bir yaşam sunamadığımız her bir çocuğun hesabı; önce siyasilerin, sonra ilgili kurum ve kuruluşların, en sonunda da tüm yetişkinlerin, hepimizin sorumluluğudur.
Bugün bu ülkede çocuklar ve kadınlar; sokakta, evde, okulda, iş yerinde öldürülüyor. Şiddet artık yalnızca yetişkinlerin dünyasında değil, çocukların arasına da sirayet etmiş durumda."
'BU YOKSULLUĞUN UMUTSUZLUĞUN İHMALİN SONUCUDUR'
"Her geçen gün çocuklar arasında daha fazla şiddet vakası duyuyoruz. Bu bir tesadüf değil. Bu; yoksulluğun, güvensizliğin, umutsuzluğun ve ihmalin sonucudur.
Çocuklar korunamıyor.
Çocuklar yoksulluğa terk ediliyor.
Çocuklara aydınlık bir gelecek sağlanamıyor.
Eğitimden koparılan, güvenli yaşamdan mahrum bırakılan, yarınlarına inancı elinden alınan çocuklar; ülkenin geldiği acı ve tehlikeli noktayı açıkça gösteriyor.
Artık yaratılan suni gündemlerle toplumun dikkatini dağıtmaya çalışmayın.
Artık ülkemizin gerçek sorunlarını konuşmak zorundayız. Sürüklendiğimiz bu karanlığa dur demek zorundayız."
'BUGÜN SUSARSAK YARIN DAHA FZLA ÇOCUK HABER OLUR'
"Biz, yaşam hakkını konuşmak zorundayız.
Çocukların yarınlarını konuşmak zorundayız.
Ekonomiyi, adil ve eşit yaşamı konuşmak zorundayız.
Bu ülkede siyaset ne için yapılıyor? Tüm bu sorunlar, tam olarak siyasetin ana konusudur. Vatandaşlarının sorunlarını çözemeyen bir siyaset o ülkeye artık hiçbir fayda sağlayamaz.
Ülkemizin çocuklarının, gençlerinin ve kadınlarının güvenli yarınları için tüm ilgili devlet mekanizmaları derhal harekete geçmek zorundadır.
Bugün susarsak, yarın daha fazla çocuğun adını bir haber başlığında okuruz. Ve o yük, artık hiçbirimizin taşıyamayacağı kadar ağır olur."





