Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Süleymancılar Cemaati lideri Alihan Kuriş’in de aralarında bulunduğu isimlere yönelik düzenlenen operasyon, yıllar önce cemaatler konusunda hazırlanan raporu yeniden tartışmaya açtı.

BirGün’den Mustafa Bildircin’e konuşan Diyanet İşleri Başkanlığı kaynakları, geçmişte yapılan uyarıların yöneticiler tarafından dikkate alınmadığını savundu. Kamuoyuna 2019 yılında yansıyan “Gizli Tarikatlar Raporu”nda Süleymancılar için oldukça ağır değerlendirmeler yer aldı.

RAPORDA YURTLAR VE KUR’AN KURSLARI AYRINTISI

Raporda, Süleyman Hilmi Tunahan öncülüğünde ortaya çıkan cemaatin liderliğinin, Tunahan’ın torunu Arif Ahmet Denizolgun’un 2016’daki ölümünün ardından Alihan Kuriş’e geçtiği belirtildi.

Cemaatin faaliyetlerini orta ve yükseköğretim öğrencilerine yönelik yurtlar ve özel Kur’an kursları üzerinden sürdürdüğü aktarıldı. Raporda ayrıca Adana’nın Aladağ ilçesindeki cemaate ait yurtta yaşanan yangın faciası da hatırlatıldı.

Cemaatin yurtlarının zaman zaman “dayak, kaçma, intihar” ve “şüpheli ölümler” ile gündeme geldiği vurgulandı.

DİYANET ADIYLA YARDIM TOPLAMA İDDİASI

Rapordaki dikkat çeken başlıklardan biri de yardım toplama faaliyetleri oldu.

Süleymancılar tarafından Kur’an kursları için Diyanet ismi kullanılarak yardım toplandığı ileri sürüldü. Cemaat mensuplarının cenazelerde para karşılığı Kur’an okuma faaliyetlerinde de aktif oldukları bildirildi.

“YENİ BİR FETÖ İLE KARŞILAŞMAMAK İÇİN...”

Raporun en çarpıcı bölümlerinden birinde yabancı istihbarat örgütleriyle bağlantı iddiaları ele alındı. Süleymancıların “birtakım yabancı istihbarat örgütleriyle bağlantısı olduğu” yönündeki iddiaların ciddiye alınması gerektiği kaydedildi.

Raporda bunun ardından “Yeni bir FETÖ ile karşılaşmamak için gerekli incelemelerin yapılması” uyarısına yer verildi.

“KOLORDU KUMANDANLIĞI”

Raporda, uzun yıllar cemaat bünyesinde çalıştığı ve yapı içinde “Kozan imamı” olarak bilindiği belirtilen Mustafa Akyıldız’ın iddialarına da yer verildi.

Akyıldız’ın aktardıkları kapsamında cemaatin Türkiye genelinde bölgeler bazında “kolordu kumandanlığı” ismi altında yapılandığı öne sürüldü. Cemaat hakkında dile getirilen bir başka iddianın ise yapının 16 yıldır “derin güçler” tarafından kontrol altında tutulduğu yönünde olduğu kaydedildi.

“YALAN VE İFTİRA” İFADELERİ RAPORA GİRDİ

Rapordaki en sert bölümlerden birinde, cemaatin sırlarını açığa çıkaran ya da kendilerine hasım gördükleri kişiler için “yetmiş bin kuru fasulye okuyarak” beddua seansları düzenlediği öne sürüldü.

Aynı bölümde cemaat mensuplarının “menfaatleri icabı çok kolay yalan söyleyip iftirada bulundukları” iddiasına da yer verildi.

DİYANET İÇİNDE KADROLAŞMA İDDİASI

BirGün’e konuşan Diyanet İşleri Başkanlığı kaynakları ise kurum içindeki yapılanmaya ilişkin dikkat çeken iddialar dile getirdi.

Kaynaklar, Diyanet’in merkez teşkilatında öğretici pozisyonunda çalışan çok sayıda Süleymancı personelin bulunduğunu öne sürdü. Diyanet’e bağlı yatılı kursların yüzde 30’unun Süleymancılar Cemaati ile bağı bulunduğu da aynı kaynaklar tarafından iddia edildi.

Cemaatin her ilde, hatta her ilçede “talebe yurtları” adı altında binlerce yurda sahip olduğu, burada yetişen kişilerin devletin farklı kademelerine girdiği savunuldu. Kaynaklar bu yapılanmanın FETÖ yapılanmasından daha gizli biçimde gerçekleştiğini ileri sürdü. Bir dönem Haseki Eğitim Merkezlerine alınan kursiyerlerin neredeyse yarıdan fazlasının “mavi takkeli” olduğu da aynı kaynakların iddiaları arasında yer aldı.

“MÜFETTİŞLER RAPOR TUTTU, UYGULANMADI”

Diyanet kaynakları, İstanbul’daki oranın daha yüksek olduğunu da savundu.

Safi Arpaguş’un İstanbul Müftülüğü döneminde, A grubu hafızlık kurslarından Süleymancılar Cemaati’ne bağlı kurslarda yaşanan sorunların kendisine aktarıldığı ileri sürüldü. Kaynaklar, Arpaguş’un başkan olmasının ardından bu sorunlarla ilgilenmediğini iddia etti. Diyanet’e bağlı ancak Süleymancılar tarafından işletilen yurtlarda görev yapan bazı Kur’an kursu öğreticilerinin derslere alınmadığı da öne sürüldü. Devlet memuru olan bu öğreticilere “Derslere girmeyin, öğretmenler odasında durun” denildiği iddia edildi.

Başkanlık müfettişlerinin bu konularla ilgili defalarca rapor hazırlayıp tekliflerini yazdığı, ancak yöneticilerin söz konusu teklifleri uygulamadığı savunuldu.

Muhabir: ERHAN ALVEROĞLU