Teorik olarak insanlığın yok oluşunu simgeleyen gece yarısına 89 saniye kala durdurulan Kıyamet Saati yarın güncelleniyor. Bulletin of the Atomic Scientists (BAS) tarafından belirlenen sembolik saat, insanlığın kendi eliyle yaratabileceği küresel bir felakete ne kadar yakın olduğunu gösteriyor. Yeni zaman, yarın yani 27 Ocak saat 15.00 GMT’de canlı yayında açıklanacak.
KIYAMET SAATİ NEDİR?
Doomsday clock, Chicago Üniversitesi'nde Bulletin of the Atomic Scientists (BAS) dergisinin yönetici kadrosu tarafından 1947'den bu yana belirlenen sembolik bir kıyamet saati kadranıdır. Kıyamet Saati ilk kez 1947 yılında, II. Dünya Savaşı’nın hemen ardından, nükleer silahların yarattığı tehdide dikkat çekmek için oluşturuldu. Saatte gece yarısı, insanlığın yok oluşunu simgeliyor. İbreler gece yarısına yaklaştıkça, küresel risklerin arttığı kabul ediliyor. Saatin ayarlanmasından, Chicago merkezli BAS sorumlu.
İngiliz basınına konuşan nükleer risk, yapay zeka ve iklim uzmanlarının hepsi, bu yıl saatin en az birkaç saniye ileri alınmasını yani sona daha da yaklaşıldığının vurgulanmasını bekliyor.
12 BİNDEN FAZLA NÜKLEER SİLAH VAR
Uluslararası Nükleer Silahları Kaldırma Kampanyası’ndan Alicia Sanders-Zakre, dünyada hâlen 12 binden fazla nükleer silah bulunduğunu ve bu durumun “varoluşsal bir tehdit” olduğunu vurguluyor. 2025’te nükleer silahlara yapılan harcamalar 100 milyar doları aşarken; ABD, Rusya ve Çin arasındaki gerilim, Hindistan–Pakistan hattındaki pusudaki tehlike, Rusya’nın nükleer kapasiteli silahları daha açık biçimde gündeme getirmesi riski daha da artırdı.
ABD- RUSYA ARASI SİLAH KONTROL MEKANİZMASI KALMAYACAK
Uzmanlara göre en kritik eşiklerden biri ise New START Nükleer Silahların Sınırlandırılması Anlaşması’nın kısa süre içinde sona erecek olması. Yerine geçecek somut bir çerçevenin olmaması, Soğuk Savaş’tan bu yana ilk kez ABD ve Rusya arasında bağlayıcı bir silah kontrol mekanizmasının kalmayacak. Ayrıca yapay zekanın askeri karar alma süreçlerine entegre edilmesi, çatışmaların insan kontrolünün ötesinde hızlanması ve biyolojik silah üretiminin devlet dışı aktörler için erişilebilir hale gelmesi yeni ve öngörülemez riskler yaratıyor.
KEHANET DEĞİL BİLİMSEL UYARI
Northumbria Üniversitesi’nden iklim bilimci Prof. Andrew Shepherd, son bir yılın aşırı iklim olaylarıyla dolu geçtiğini hatırlatıyor. Özellikle Grönland’da yeniden hızlanan buz kaybı, Güney Okyanusu’nda deniz buzlarının hızla azalması deniz seviyesini yükseltiyor ve gezegenin yansıtma kapasitesini (albedo) düşürerek küresel ısınmayı daha da hızlandırıyor. Bilim insanları Kıyamet Saati’nin bir kehanet olmadığını, insanlığa bilimsel bir uyarı olduğunu hatırlatıyor.





