2026 yılına girerken yapılan düzenlemeler tartışmaları bitirmedi, aksine alevlendirdi. Asgari ücrete ve emekli aylıklarına yapılan artışlar, hayat pahalılığı karşısında daha ilk aydan erime sinyalleri veriyor. Uzmanlar uyarıyor; alım gücü korunamazsa yılın ikinci yarısı çok daha zor geçebilir. Masadaki plan "tek zam" üzerine kurulu ama sokaktaki enflasyon bu planı zorlayacak gibi duruyor. İşte çalışan ve emekliyi bekleyen o tablo...

TEMMUZDA ARTIŞ BEKLENMİYOR

Asgari ücrette strateji netleşti. Ocak ayında yapılan artışın tüm yılı, yani 12 ayı kapsaması hedefleniyor. Temmuz ayında bir "ara zam" ya da düzeltme yapılması ihtimali şu an için masada yok.

Ekonomi yönetimi, hedef enflasyon doğrultusunda bu kararı aldı. Ancak risk büyük. Eğer enflasyon, kağıt üzerinde hedeflenen rakamların üzerinde gerçekleşirse çalışanlar ciddi bir reel gelir kaybıyla karşı karşıya kalacak. Sabit gelirli için yılın sonunu getirmek her zamankinden daha zor olabilir.

ORTA DİREK TARİH OLUYOR

Sıkıntı sadece asgari ücretliyle sınırlı değil. Asıl büyük erime orta gelir grubunda yaşanıyor. Asgari ücretin bir tık üzerinde maaş alan kalifiye çalışanlar da yıl içinde ek zam alamayacak gibi görünüyor.

Hal böyle olunca maaşlar tabanda eşitleniyor. Yılların tecrübeli çalışanı ile işe yeni başlayan arasındaki makas kapanıyor. "Orta direk" diye tabir edilen kesim hızla alım gücü kaybı yaşıyor ve asgari ücret seviyesine yaklaşıyor. Gelir dağılımındaki bu baskı, toplumun geniş bir kesimini etkiliyor.

EMEKLİDE DE SENARYO AYNI

Benzer bir film emeklilik sisteminde de oynanıyor. En düşük emekli aylığına yapılan takviyeler tabanı yukarı çekiyor ancak ortalama emekli maaşları aynı oranda artmıyor.

Yüksek prim ödeyenle tavandan emekli olan arasındaki fark silikleşiyor. Nominal olarak rakamlar büyüse de, cebe giren paranın alım gücü reel refahı sağlamaya yetmiyor. Sistem, çalışanı da emekliyi de benzer bir geçim sıkıntısında buluşturuyor.

Kaynak: Haber Merkezi