ECB Yönetim Konseyi, bugün aldığı kararla Avro Bölgesi'nde para politikasının en önemli göstergesi olan mevduat faizini yüzde 2,25'ten yüzde 2,50'ye yükseltti.
Kararla birlikte refinansman faizi yüzde 2,65'e, marjinal fonlama faizi ise yüzde 2,90'a çıkarıldı. Yeni faiz oranları 16 Eylül'den itibaren uygulanacak.
Ekonomistler, faiz artışının Avro Bölgesi genelinde gerekli olduğunu belirtirken, kararın özellikle Almanya ekonomisi üzerindeki olası etkilerine dikkati çekti.
"FAİZ ARTIŞI KAÇINILMAZDI ANCAK ALMANYA İÇİN ZAMANLAMA ŞANSSIZ"
Münih merkezli Ekonomi Araştırma Enstitüsü (ifo) Başkanı Clemens Fuest, ECB'nin faiz artışının "kaçınılmaz" olduğunu söyledi.
Avro Bölgesi'nde enflasyonun yüzde 3'ün üzerinde seyrettiğini belirten Fuest, Almanya'da enflasyonun daha düşük olmasına rağmen ekonominin zayıf kalmaya devam ettiğini ifade etti.
Fuest, faiz artışının Almanya açısından talihsiz bir döneme denk geldiğini ancak ECB'nin para politikasını tüm Avro Bölgesi için yürütmekle yükümlü olduğunu vurguladı.
Çekirdek enflasyonun da yüzde 2'nin üzerinde olduğuna işaret eden Fuest, ECB'nin harekete geçmekten başka seçeneğinin bulunmadığını kaydetti.
"EĞRİNİN GERİSİNDE KALMAMAK İÇİN BİR SİGORTA HAMLESİ"
ING Küresel Makro Araştırma Başkanı ve Almanya Başekonomisti Carsten Brzeski ise mevduat faizinin yüzde 2,50'ye yükseltilmesini "sigorta faiz artışı" olarak değerlendirdi.
ECB'nin yüksek enerji fiyatlarının ekonominin geneline yayılmasını önlemek ve para politikasında eğrinin gerisinde kalmamak amacıyla teyakkuzda olduğunu belirten Brzeski, Orta Doğu'da artan gerilim ve petrol fiyatlarındaki yükselişin kararı desteklediğini söyledi.
Brzeski, politika faizinin ECB'nin "nötr" faiz aralığının üst sınırına çıkarılmasının aşırı müdahaleci bir adım olmadığını savundu.
"HİÇBİR ŞEY YAPMAMANIN MALİYETİ DAHA BÜYÜK OLURDU"
Brzeski, mevcut ve öngörülen enflasyon artışı dikkate alındığında ECB'nin faiz artırmasının gerekli olduğunu belirtti.
Ekonominin karşı karşıya olduğu tablo nedeniyle ECB'nin hiçbir adım atmamasının bankanın kredibilitesine daha büyük zarar verebileceğini ifade eden Brzeski, faiz artışının bu açıdan doğru bir hamle olduğunu değerlendirdi.
"ECB, TEDARİK ŞOKU İÇİN RESESYON RİSKİNİ GÖZE ALAMAZ"
Faiz artışının ötesine geçilmesinin ECB açısından daha karmaşık bir süreci beraberinde getireceğini belirten Brzeski, dayanıklı bir ekonomi ile kısıtlayıcı para politikasına ihtiyaç duyan aşırı ısınmış bir ekonomi arasında önemli fark bulunduğunu söyledi.
Kamu maliyesindeki sorunlar ve hızla yükselen tahvil getirilerine dikkati çeken Brzeski, ECB'nin ekonomideki mevcut sorunları daha da derinleştirmek istemeyeceğini savundu.
Brzeski, ECB'nin klasik bir arz yönlü şokla mücadele etmek için resesyon riskini göze alıp almayacağının belirsiz olduğunu belirterek, bankanın geçmişte para politikasında hatalar yaptığının da unutulmaması gerektiğini ifade etti.





