ABD Adalet Bakanlığı’nın kamu erişimine açtığı yeni Jeffrey Epstein dosyalarında yer alan yaklaşık 3 bin sayfalık belge setinde, farklı ülkelerden çok sayıda isim gibi bazı Türk isimlerinin de geçtiği görüldü. Belgeler ağırlıklı olarak e-posta yazışmaları, tanıştırma notları, bağlantı talepleri ve üçüncü kişiler arasında geçen iletişimlerden oluşuyor. Uzmanlar, bu dosyalarda bir kişinin adının geçmesinin tek başına suç isnadı anlamına gelmediğini, içeriklerin hukuki bağlamdan koparılmadan değerlendirilmesi gerektiğini özellikle vurguluyor.

Epstein Dosyasindaki Turkler 1 L1S8

AHMET DAVUTOĞLU İSMİ VE PARTİDEN GELEN TEPKİ

Belgelerde, iş insanı Thomas Pritzker tarafından Jeffrey Epstein’e gönderildiği öne sürülen bir e-postada Ahmet Davutoğlu hakkında tanıtıcı ifadelerin yer aldığı iddia edildi. Metinde Davutoğlu için “Henry Kissinger’a benzeyen bir siyasetçi” benzetmesinin geçtiği ileri sürüldü.

Bunun ardından Davutoğlu’nun genel başkanı olduğu Gelecek Partisi cephesinden açıklama geldi. Parti Sözcüsü Ufuk Karcı, söz konusu yazışmada ismin geçmesinin Davutoğlu’nun bu kişilerle teması olduğu anlamına gelmediğini, aynı dosya setlerinde birçok dünya lideri ve tarihsel ismin de yer aldığını belirterek iddiaların siyasi amaçla kullanıldığını savundu.

AHMET MÜCAHİT ÖREN VE MAXWELL YAZIŞMASI İDDİASI

Belgelerde adı geçen bir diğer Türk ismin Ahmet Mücahit Ören olduğu öne sürüldü. Dosyalarda, Epstein’in en yakınındaki isimlerden biri olarak bilinen ve daha sonra insan ticareti suçlamalarıyla yargılanan Ghislaine Maxwell ile 2004 yılına ait bazı yazışmaların bulunduğu iddia edildi.

Bu yazışmalarda Ören’in iş bağlantıları çerçevesinde, Richard Branson ile tanışma talebi içeren ifadeler yer aldığı öne sürüldü. Ören ise yaptığı açıklamada söz konusu mesajların iş dünyasına dönük bir tanıştırma talebi içerdiğini, Epstein ile herhangi bir ilişkisinin bulunmadığını belirterek iddiaları reddetti.

Epstein Dosyasindaki Turkler 2 3Cvp

DR. MEHMET ÖZ İSMİ VE SEYAHAT DETAYI

Belgelerde adı geçen bir başka isim de ABD’de televizyon programlarıyla tanınan ve daha sonra kamu görevinde bulunan Mehmet Öz oldu. Bazı e-postalarda 2004 yılına ait bir seyahatin masraflarının Epstein tarafından karşılandığına dair not bulunduğu öne sürüldü.

Aynı yazışmalarda “Turkish friend” ifadesiyle başka bir Türk iş insanına atıf yapıldığı iddia edilirken, bu kişinin kimliği konusunda resmi bir netlik bulunmuyor.

RIXOS VE FETTAH TAMİNCE BAŞLIĞI

Belgelerde Türkiye bağlantılı olarak öne çıkan bir başka başlık turizm sektörüne ilişkin iddialar oldu. Yazışmalarda, Epstein çevresinden bazı kişilerin Antalya’daki Rixos Premium Belek ile bağlantılı konaklama planlamaları yaptığı öne sürüldü. Bu kapsamda otelin sahibi olarak bilinen iş insanı Fettah Tamince ve bazı çalışanlarla e-posta trafiği geçtiği iddia edildi.

Söz konusu yazışmalarda konaklama ve organizasyon detaylarının konuşulduğu belirtilse de, bu ifadelerin içeriği ve hukuki karşılığı konusunda kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmuyor.

DOSYALARDA İSİM GEÇMESİ NE ANLAMA GELİYOR?

Hukukçulara göre Epstein dosyaları, iş, siyaset, akademi ve medya dünyasından yüzlerce ismi içeriyor ve bu belgelerde yer almak tek başına suç, suç ortaklığı ya da hukuki sorumluluk anlamına gelmiyor. Dosyalar çoğu zaman üçüncü kişiler arasında geçen tanıştırmalar, davetler, referans yazıları veya sosyal çevre notlarını da kapsıyor. Bu nedenle her isim için ayrı hukuki değerlendirme yapılması gerektiği, kamuoyunda oluşabilecek algı ile yargı sürecinin birbirinden ayrılması gerektiği ifade ediliyor.

Muhabir: ERHAN ALVEROĞLU