ABD ordusu tarafından gerçekleştirilen operasyonla Nicolas Maduro ve eşinin yakalanarak ülke dışına çıkarılması, uluslararası alanda geniş yankı uyandırdı. Gelişme, Türkiye’de de siyasi gündemin üst sıralarına taşındı. Cumhur İttifakı’nı oluşturan iki partinin liderinden gelen açıklamalar, aynı olaya yönelik farklı yaklaşımları ortaya koydu.
"TAHRİKLERE GELMEYECEĞİZ"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı sonrası yaptığı değerlendirmede daha itidalli ve diplomatik bir çizgi benimsedi. Erdoğan, Türkiye’nin dış politikada akıl ve ilke temelinde hareket ettiğini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamasında Türkiye’nin menfaatlerini önceleyen, uluslararası hukuku esas alan bir duruş sergileneceğini belirterek, çirkin tahriklere kapılmayacaklarını söyledi. Venezuela meselesinde hem Türkiye’nin çıkarlarını hem de Venezuela halkının yararını gözeten bir yaklaşım içinde olduklarını dile getirdi.

BAHÇELİ’DEN ABD’YE SERT SÖZLER
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ise çok daha sert bir dil kullandı. Bahçeli, operasyonu açık bir şekilde hukuk dışı olarak nitelendirdi ve ABD Başkanı Donald Trump’ı hedef aldı.
Bahçeli, yaşananları “haydutluk, korsanlık ve insan kaçırma” olarak tanımladı. Operasyonu, Karayip Korsanları filmine benzeten MHP lideri, dünyanın gözü önünde bir devlet başkanının zorla ülke dışına çıkarıldığını söyledi.
15 TEMMUZ BENZETMESİ
Bahçeli açıklamalarının devamında, Venezuela’daki operasyon ile Türkiye’nin 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi arasında benzerlik kurdu. Seçilmiş bir liderin gece yarısı, istihbarat sızmasıyla başlatılan bir operasyonla hedef alınmasının kabul edilemez olduğunu vurgulayan Bahçeli, bunun insan haklarına ve uluslararası hukuka açıkça aykırı olduğunu ifade etti.
MHP lideri, bu tür yöntemlerin küresel ölçekte daha büyük krizlerin habercisi olabileceğini savunarak, yaşananların dünya barışı açısından ciddi riskler barındırdığına dikkat çekti.
CUMHUR İTTİFAKI’NDA TON FARKI
Erdoğan’ın diplomatik ve dengeleyici yaklaşımı ile Bahçeli’nin sert ve doğrudan çıkışı, Cumhur İttifakı içinde aynı olay karşısında farklı tonların benimsendiğini gösterdi. Her iki lider de Venezuela’daki gelişmelere karşı duruş sergilerken, kullanılan dil ve önceliklerin ayrışması dikkat çekti.





