Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'nin ardından liderlere isimlerine özel hazırlanan revolver ve mühimmatın yer aldığı hediye kutuları takdim etti. Silahların ülkelerine götürülebilmesi için gerekli ihracat belgelerinin de hazırlandığı belirtildi.
Hediye, hem Türkiye'de hem de uluslararası kamuoyunda tartışılırken, birçok liderin tabancayı müzede sergilemeyi planladığı ifade edildi.
TABANCA HEDİYESİNE PSİKOLOJİK YORUM
DW Türkçe'ye konuşan sosyal psikolog Britta Krahn, bu tür hediyelerin diplomatik ilişkilerde güçlü semboller taşıdığını söyledi.
Krahn'a göre silah gibi dikkat çekici hediyeler, "provokatif hediyeler" kategorisinde değerlendiriliyor ve karşı tarafın sınırlarını test eden bir güç gösterisi niteliği taşıyor.
"GÜÇLÜ KONUMUNU BİLİNÇLİ ŞEKİLDE KULLANDI"
Britta Krahn, zirvenin ev sahibi olan Erdoğan'ın avantajlı konumunu sembolik bir mesaj vermek için kullandığını belirtti.
Sosyal psikoloğa göre bu tür hediyeler, alan tarafı diplomatik açıdan sınırlı tepki verebileceği bir pozisyona taşırken, aynı zamanda hediyeyi veren tarafın gücünü ve hareket alanını da ortaya koyuyor.
Krahn, bu yaklaşımın ilişkilerde sınırların test edilmesi anlamına geldiğini savunurken, Erdoğan'ın bu mesajı "ustaca" verdiğini dile getirdi.
"BENİ KİMSE DURDURAMAZ" MESAJI
Britta Krahn değerlendirmesinde, bu hediyenin yalnızca bir armağan olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti.
Krahn'a göre Erdoğan, bu tercihiyle konuk liderlere sembolik olarak "Bunu yapabilirim ve beni kimse durduramaz" mesajı verdi. Sosyal psikolog, hediyenin diplomatik anlamda güç ve özgüven vurgusu taşıdığını söyledi.





