Ev sahibi ve kiracı krizlerinde ibre tersine döndü. Bugüne kadar genellikle kiracıyı koruyan yasalar, süre aşımı söz konusu olduğunda ev sahibinin elini güçlendiriyor. Bunun en çarpıcı örneği Etiler'de yaşandı. Bir mülk sahibi, tam 10 yıldır dairesinde oturan kiracısını çıkarmak istedi. Ancak kiracı, "Borcum yok, harcım yok, kiramı da tıkır tıkır ödüyorum" diyerek evden çıkmayı reddetti. Taraflar arasındaki ipler kopunca, konu Türk yargısının önüne geldi.

MAHKEME 'ÖDEMEYE' DEĞİL 'SÜREYE' BAKTI

Kiracının en büyük savunması, ödemelerini aksatmamasıydı. Ancak mahkeme heyeti, Borçlar Kanunu'nun o kritik maddesine odaklandı. Kanuna göre; kira sözleşmeleri 10 yıllık uzama süresini tamamladığında, ev sahibine "gerekçe göstermeksizin" tahliye hakkı doğuyor.

Etiler'deki davada da bu madde işletildi. Ev sahibinin, sürenin bitimine 3 ay kala ihtarname çektiği ve yasal prosedürü uyguladığı tespit edildi. Sonuç olarak hakim, kiracının ne kadar düzenli ödeme yaptığına bakmaksızın tahliye kararını imzaladı. Bu karar, "düzenli ödemenin" 10 yılı dolduranlar için bir koruma kalkanı olmadığını net bir şekilde ortaya koydu.

HEM EVDEN OLDU HEM CEBİNDEN

Kiracı için süreç sadece taşınma telaşıyla bitmedi, mali olarak da ağır bir fatura çıktı. Davayı kaybeden kiracı, ev sahibinin avukatlık masraflarını ve dosya harçlarını ödemeye mahkum edildi.

Mahkeme hükmüne göre; kiracı 18 bin TL vekalet ücreti ve 5 bin 880 TL mahkeme harcını cebinden ödeyecek. Uzmanlar, 10 yılını dolduran kiracıların ev sahiplerinden gelen ihtarnameleri ciddiye almaları gerektiğini, aksi takdirde hem evlerinden olup hem de bu tarz ek masraflarla karşılaşabilecekleri konusunda uyarıyor.

Kaynak: Haber Merkezi