İlber Ortaylı’nın vefatının ardından yakın dostu Fatih Altaylı, kaleme aldığı yazıda usta tarihçiyle yaşadığı anıları ve son görüşmelerini anlattı. Altaylı, Ortaylı’nın sağlık sorunlarına rağmen dostlarını yalnız bırakmadığını ve son ana kadar hayatın içinde kalmaya çalıştığını ifade etti.
“TATAR İNADIYLA GELDİ”
Altaylı, cezaevinde bulunduğu dönemde Ortaylı’nın kendisini ziyaret etmemesini istediğini ancak usta tarihçinin bu isteği dinlemediğini söyledi. Hastane çıkışı Silivri’ye geldiğini anlatan Altaylı, Ortaylı’nın gardiyanlara kitap imzalayıp sohbet ettiğini ve herkese moral verdiğini belirtti.
Ortaylı’nın sağlık durumunun zor olmasına rağmen duruşmaya bile geldiğini anlatan Altaylı, yanında seyyar nefes tüpleriyle duruşma salonuna katıldığını ifade etti.
“ASLINDA BİR VEDA PROGRAMIYDI”
Altaylı’nın yazısında en dikkat çeken bölüm ise ameliyat öncesi çekilen program oldu. Ortaylı’nın ameliyattan önce kendisini aradığını anlatan Altaylı, şu sözleri aktardı: “Ben ameliyat olacağım biliyorsun. Öncesinde bir program çekelim. Çek sonra yayınlarsın. Biz programı yapalım. Celal’e söyle, o da gelsin.”
Altaylı, bu programın aslında bir veda programı olduğunu sonradan anladığını belirtti. Programın çekildiğini ancak henüz yayınlanmadığını söyledi.
“CEHALETE KARŞIYDI”
Altaylı, İlber Ortaylı hakkında dile getirilen “elitist” eleştirilerine de sert çıktı. Ortaylı’nın elitist değil, aksine cehalete ve bilgisizliğe karşı tavır aldığını vurguladı.
Usta tarihçinin bilgisini paylaşmak için şehir şehir dolaştığını anlatan Altaylı, Ortaylı’nın hayatını bilgiye ve öğrenmeye adadığını ifade etti.
“BU KEZ VAHH KALANLARA”
Altaylı, yazısını Ortaylı’nın ardından duyduğu derin üzüntüyü dile getirerek bitirdi. Ortaylı’nın milyonların sevgisini kazanarak aramızdan ayrıldığını söyleyen Altaylı, “Bu kez vahh gidene değil, vahh kalanlara…” sözleriyle dostuna veda etti.





